MESAJLAR



Tarih : 29.08.2018


Konu : MİLLÎ SAVUNMA BAKANI HULUSİ AKAR’IN 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI VE TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ GÜNÜ MESAJI



             Değerli Mesai ve Silah Arkadaşlarım,

 

            Bugün, şanlı tarihimiz boyunca hür ve bağımsız yaşamış asil Türk milletinin vatanımızı işgal girişiminde bulunanlara karşı kazandığı Büyük Zafer’in 96’ncı yıl dönümünü ve aynı zamanda Türk Silahlı Kuvvetleri Günü’nü hep birlikte kutlamanın onuru ve heyecanını yaşıyoruz.

 

           Asil Türk milletinin Ebedî Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde 1919’da Samsun’da başlattığı istiklal mücadelesi, en zor şartlara ve imkânsızlıklara rağmen büyük bir kahramanlık destanı yazılarak 30 Ağustos günü zaferle sonuçlanmıştır.

 

           30 Ağustos, esaret zincirine vurularak yok edilmek istenen bir milletin “Ya istiklal ya ölüm!” parolasıyla başlattığı ve yedi düvele karşı verdiği destansı mücadelenin zaferle taçlandığı gündür.

 

          Kahraman Türk ordusu, 26 Ağustos sabahı “bizim” olanı, düşmanın elinden almak için Kocatepe’den Afyon ovasına coşkun bir sel gibi akıp düşman birliklerini bozguna uğratmış ve 30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da zafere ulaşmıştır.

 

          Bu zaferle birlikte asil Türk milleti; işgalcilere karşı vatanını, bayrağını ve kutsal değerlerini canı pahasına koruyacağını tüm dünyaya göstererek esaret altında yaşayan mazlum milletler için umut kaynağı olmuştur.

 

           26 Ağustos 1071’de Malazgirt Meydan Muharebesi’nde kazandığı zaferle Anadolu’yu vatan yapan asil Türk milleti, yine bir 26 Ağustos’ta başlattığı ve 30 Ağustos 1922’de kazandığı bu zaferle Anadolu’nun ebediyen bir Türk yurdu olarak kalacağını tüm dünyaya ilan etmiş ve ilelebet payidar olacak Türkiye Cumhuriyeti’nin inşa sürecini başlatmıştır.

 

           Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Her safhasıyla düşünülmüş, hazırlanmış, idare edilmiş ve zaferle sonuçlandırılmış olan bu harekât, Türk ordusunun, Türk subay ve komuta heyetinin yüksek kudret ve kahramanlığını tarihe bir kere daha geçiren muazzam bir eserdir. Bu eser, Türk milletinin hürriyet ve istiklal düşüncesinin ölümsüz bir âbidesidir. Bu eseri yaratan bir milletin evladı, bir ordunun Başkomutanı olduğumdan, mutluluk ve bahtiyarlığım sonsuzdur.” şeklinde özetlediği bu zafer, binlerce yıllık Türk kültürü içerisinde şekillenen ordu-millet anlayışının da en önemli tezahürlerinden biridir.

 

            2227 yıllık köklü bir gelenekten gelen ve asil milletimizin bağrından çıkan kahraman Türk ordusunun, Çanakkale’de ve Dumlupınar’da gösterdiği vatanını ve milletini koruma azmi, bugün de aynı azim ve kararlılık ile devam etmektedir.

 

           Türk Silahlı Kuvvetleri; asil milletimizin sevgi ve güveninden aldığı güçle, bayraklaşan vatan topraklarının bütünlüğü ve güvenliği ile milletimizin egemenlik ve bağımsızlığı için gece gündüz, yaz kış, dağ bayır demeden FETÖ, PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ gibi terör örgütleri başta olmak üzere, her türlü tehdit ve tehlikeye karşı “Ölürsem şehit, kalırsam gazi!” anlayışı içerisinde azim ve kararlılıkla mücadelesini sürdürmektedir. Bu mücadele, en son terörist yok edilinceye kadar, yurt içinde ve sınır ötesinde aralıksız devam edecektir.

 

           Yurt içinde yürütülen Çukur Operasyonları ve diğer terörle mücadele operasyonları ile Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekâtları bu kararlılığın en önemli göstergesidir. Şanlı tarihimizdeki büyük zaferlerden ilham alan Türk Silahlı Kuvvetleri, bu azim ve kararlılık içerisinde binlerce yıllık tarihimizden süzülüp gelen köklü gelenekleri, sahip olduğu millî ve manevi değerleri ile anayasa çerçevesinde ve yasalar doğrultusunda milletinin emrinde ve görevinin başındadır.

 

          “Peygamber Ocağı” olarak da bilinen Türk Silahlı Kuvvetleri, üstün niteliklere sahip kahraman ve fedakâr personeli, her geçen gün daha da geliştirilmekte olan yerli ve millî savunma sanayiine dayalı imkân ve kabiliyetleri ile etkin, caydırıcı ve saygın bir ordu olarak ülkemizde, bölgemizde ve dünyada güvenlik, barış ve istikrara katkı sağlamayı sürdürecektir.

 

            Değerli Arkadaşlarım,

 

           30 Ağustos günleri, aynı zamanda “Türk Silahlı Kuvvetleri Günü” olması vesilesiyle de Silahlı Kuvvetlerimizin mensupları için bir üst rütbeye terfi etme heyecanının ve görevi tamamlamanın huzuru içinde emekli olma gururunun yaşandığı müstesna günler arasında yer almaktadır.

 

           Bu vesileyle, terfi eden tüm personelimizi kutluyor, kendilerine yeni rütbe ve görevlerinde başarılar diliyorum. Silahlı Kuvvetlerimizdeki görev sürelerini tamamlayıp emekliye ayrılan mensuplarımıza da verdikleri değerli hizmetlerinden dolayı teşekkür ediyor; aileleri ile birlikte sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir hayat sürmelerini temenni ediyorum.

 

         Emekli olan personelimizin sahip oldukları engin mesleki tecrübeleri ışığında hayatlarının bu yeni döneminde de Türk Silahlı Kuvvetleri ailesinin bir mensubu olarak asil milletimize büyük hizmetlerde bulunacağına yürekten inanıyorum.

 

          Bu duygu ve düşüncelerle, büyük bir coşkuyla kutladığımız bu eşsiz zaferin mimarı Ebedî Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman silah arkadaşlarını, bayraklaşan kutsal vatan topraklarının bütünlüğü ile asil milletimizin egemenlik ve bağımsızlığı uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi, ebediyete intikal eden kahraman gazilerimizi ve Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarını bir kez daha rahmet ve minnetle yâd ediyor, hayatta olan kahraman gazilerimiz ile şehitlerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımı sunuyorum.

 

       Millî Savunma Bakanlığının muvazzaf ve emekli tüm değerli mensupları ile kıymetli aile fertlerinin; jandarma, emniyet güçleri ve güvenlik korucularımızın, kahraman gazilerimizin, şehit ve gazilerimizin değerli yakınlarının 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı en içten duygularla kutluyor; kendilerine sevdikleriyle birlikte başarı, mutluluk, huzur ve esenlikler diliyorum.