ASKERİ YÜKSEK İDARE MAHKEMESİ (AYİM)

High Military Administrative Court


  • MSB Ana Sayfa
  • AYİM Ana Sayfa
  • Makaleler
  • Makale Arama
  • Kararlar
  • Karar Fihristi
  • Karar Arama
  • İçtihatı Birleştirme Kararları
  • Kararlar

    ESASA İLİŞKİN KARARLAR
    Emeklilik
    HİZMET BORÇLANMASI


    KARARLAR
    geri

    HİZMET BORÇLANMASI

    ÖZETİ:5434 Sayılı Kanunun 15/e maddesi uyarınca yedeksubay kaynağından muvazzaf askeri hakimliğe geçen davacının fakültede geçen öğrenim süresinin hizmet borçlanmasının , göreve başladığı tarihdeki teğmen aylığı üzerinden ve dört yıl içinde kesilerek yapılması gerekirken; bu ilk saptama miktarını faiz işletilmek suretiyle kesinti yapılmak sevetiyle borçlanma yoluna gidilmesi hukuka aykırıdır.

    Davacı, 24.10.2000 tarihinde AYİM’de kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 6 Eylül 1991 tarihinde mezun olduğunu, yedek subaylık hizmeti sırasında Hava Kuvvetleri Komutanlığı tarafından açılan askeri hakimlik sınavını kazanarak 5 Nisan 1994 tarihinde Hv.Hak.Tğm. olarak Türk silahlı Kuvvetlerine katıldığını, stajını takiben 2nci Taktik Hava Kuvvet Komutanlığı Askeri Mahkemesinde göreve başladığını, burada görev yaparken kendisine 18 Nisan 2000 tarihinde fakültede geçen öğrencilik süresi ile ilgili hizmet borçlanması için gerekli belgeleri Komutanlığa teslim etmesinin tebliğ edildiğini, istenen belgelerin T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne gönderildiğini, burada yapılan inceleme neticesinde kendisine yatırılması gereken kesenek tutarına faiz uygulanarak 406.765.000.-TL. borç çıkartıldığını ve bunun defaten ödenmesinin istendiğini, halbuki 5434 sayılı Kanun incelendiğinde kendisine yüklenebilecek bir kusur bulunmadığının görüleceğini, tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek yasal dayanaktan yoksun idari işlemin iptalini ve yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

    Her ne kadar dava dosyası Dairemize Genel Sekreterlikçe “Davacının Karar Düzeltme” isteği bulunduğundan bahisle bir karar verilmek üzere gönderilmiş ise de; yapılan incelemede Başsavcılık tarafından bildirilen esas hakkındaki görüşün içerik olarak esastan görüş olduğu, davacının karar düzeltme isteğinin bulunmadığı, esasen ortada düzeltilmesi istenen bir karar da mevcut olmadığı anlaşıldığından re’sen dava dosyasının esastan incelenmesine karar verilmiştir.

    7 Kasım 2000 tarihinde yapılan görüşmede oyçokluğu ile “Davanın Görev Yönünden Reddine” kararı verilmiş, davacının 13 Aralık 2000 tarihinde kayda geçen dilekçe ile Karar Düzeltme isteminde bulunması üzerine yapılan inceleme neticesinde; Dairemizin 6 Şubat 2001 gün ve Gensek No:2000/2201, Esas No:2001/117 sayılı kararı ile “Karar Düzeltme ile Yürütmenin Durdurulması İsteminin Kabulüne” karar verilmiştir.

    Dava dosyasında mevcut belge ve bilgilerin incelenmesinden; davacının 4 Eylül 1987 tarihinde Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesine kaydolduğu, 6 Eylül 1991 tarihinde mezun olduğu, 5 Nisan 1994 tarihinde Hv.Hak.Tğm.rütbesi ile Türk Silahlı Kuvvetlerinde göreve başladığı, askeri hakimlik stajını tamamladıktan sonra 5 Aralık 1995 tarihinde 2nci Tak,Hv.K.K.lığı Askeri Mahkemesine atandığı, 2nci Tak.Hv.K.K.lığının 18 Nisan 2000 tarihli emri gereğince sivilde yüksek öğrenimde geçen sürenin emekliliğe sayılması işlemi için gerekli belgeleri komutanlığa teslim ettiği, ilgili belgelerin Hv.K.K.lığının 4 Mayıs 2000 tarihli yazısı ile Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne gönderildiği, yapılan inceleme sonucunda 4 Temmuz 2000 tarihli yazı ile davacıya 406.765.000 TL.si, Hv.K.K.lığına 542.355.000 TL.sı borç çıkarılmış olduğu hususunun davacıya bildirildiği, davacının söz konusu borç miktarına faiz uygulanmaması ve taksitle alınması gerektiği hususlarından itiraz ettiği, Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü tarafından davacının itirazına yanıt verilmediği anlaşılmaktadır.

    926 sayılı T.S.K. Personel Kanunu’nun 35/e maddesi “Yedek subaylık hizmeti esnasında veya tahsilini müteakip muvazzaf subaylığa geçirilmesi uygun görülenler, subaylığa nasıp kararnamesinin onayı tarihinden geçerli olarak muvazzaf subaylığa nasb edilirler... “ hükmünü amirdir.

    5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu’nun 15/e maddesinde de, bu şekilde muvazzaf subay nasb edilenlerin, fakültelerde geçen sürelerinin hizmet borçlanması usul ve esasları düzenlenmiştir. Bu maddede; “Fakülte ve Yüksek Okullarda kendi hesabına okuduktan sonra subay nasb edilen veya yedek subaylık hizmetini takiben muvazzaf subaylığa geçirilenlerin, yüksek öğrenim süresinin fiili hizmetlerinden sayılması nedeni ile doğacak borçlanma, göreve başladıkları tarihteki teğmen aylığı üzerinden keseneği kendilerince, Genel Müdürlüğüne karşılığı da kurumlarınca verilmek suretiyle T.C.Emekli Sandığına ödenir. Kesenek için tahakkuk eden miktar ilgilinin aylığından dört yıl içinde kesilerek tahsil edilir” hükmü yer almıştır.

    Aynı konuda bir düzenleme de 5434 Sayılı Kanunun geçici 170.maddesinde bulunmaktadır. Bu maddenin birinci fıkrası “bu kanunun yürürlüğe girmesinde önce üniversitelerin çeşitli fakülteleri ile yüksek okullarda kendi hesabına öğrenim yaptıktan sonra muvazzaf subay nasb edilenler ile yedek subaylık hizmetini takiben muvazzaf subaylığa geçirilenlerin bitirdikleri fakülte ve yüksek okulun öğrenim süresi, 31nci maddenin 6ncı fıkrası hükmü saklı kalmak kaydı ile fiili hizmet süresinden sayılır. Bundan doğacak borçlanma iştirakçiler tarafından muvazzaf subay nasb edildikleri teğmen aylığı üzerinden Emekli Sandığına ödenir” hükmünü amirdir.

    Yine 5434 Sayılı Kanunun 14/j maddesine göre ödenecek paralar sandık gelirleri arasında sayılmıştır.

    5434 Sayılı Kanunun 17nci maddesinde de; emekli keseneklerinin kesilme ve Sandığa gönderilmesi şekilleri ile bu düzenlemelere aykırı davrananlar hakkındaki müeyyideler düzenlenmiştir.

    5434 Sayılı Kanunun 17/ç maddesi “Kurumlar, 14ncü maddede yazılı sandık gelirlerinden (J) fıkrasında yazılı olanları, ilgili maddelerinde gösterilen süreler içinde Sandığa veya Sandık adına postaya veya bankaya yatırmaya mecburdurlar”;

    Aynı maddenin 11nci fıkrası da; “(ç) fıkrasında yazılı süreler içerisinde yatırılmayan sandık gelirleri ise kurumlardan % 30 faizi ile birlikte 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre tahsil olunur.” hükümlerini amirdir.

    Yukarıda zikredilen mevzuat hükümleri çerçevesinde dava konusu işlemi değerlendirdiğimizde; davacının hizmet borçlanması için tahakkuk eden keseneğin davacının aylığından 4 yıl içinde kesilerek tahsil edilmesi gerekmektedir. Söz konusu keseneğin davacıya defaten ödetilmesi hukuka aykırıdır. Ayrıca hizmet borçlanması bedellerinin Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne yatırılması yükümlülüğü de davacının görevli olduğu kuruma aittir. Esasen gerek Davalı Kurum gerekse Davalı İdare dava dosyasında mevcut savunma ve kurum içi yazışmalarında bu hususu teyit etmekte olup “Fakülte ve yüksek okullarda kendi hesabına okuduktan sonra muvazzaf subay nasb edilen veya yedek subaylık hizmetini takiben subaylığa geçirilenlerin nasıp işlemini müteakip isteklerine bakılmaksızın okul süreleri için Sandığa ödemeleri gereken kesenek ve karşılık miktarının komutanlıklarca hesaplanarak tahsilata başlanması ve borcun nasıp tarihinden itibaren (kurumlarından def’aten) ilgililerin aylıklarından 4 yıl içinde tahsil edilmesi gerektiği” belirtilmektedir. Görüldüğü üzere; gerek Yasanın amir hükümlerinden gerekse bu amir hükümler uyarınca davalı kurum ve idarenin uygulamasından hizmet borçlanması bedellerinin Emekli Sandığına yatırılması konusunda Davacının yükümlü bulunmadığı çok açık olarak ortada iken, davacının kesenek tutarına faiz uygulanması ile borcunun 4 yıla yaymadan de’faten tahsili yoluna gidilmesi hukuka aykırıdır. Sonuç olarak Hukuk Fakültesini kendi hesabına okuduktan sonra yedek subaylık hizmetini takiben muvazzaf subaylığa geçirilen Davacının, yüksek öğrenim süresinin fiili hizmetinden sayılması nedeni ile doğacak borçlanmasının, göreve başladığı tarihteki teğmen aylığı üzerinden keseneğinin hesaplanmaması suretiyle hizmet borçlanması isteminde yatırılması gereken kesenek tutarına, faiz uygulanarak 406.765.000 TL.sının de’faten istenmesine ilişkin idari işlemin hukuka aykırı olduğu vicdani kanaatine varılmıştır.

    Yukarıda açıklanan nedenlerle; hukuka aykırı İŞLEMİN İPTALİNE,


    Dergi No:16
    Karar Dairesi:AYİM.1.D.
    Karar Tarihi:29.05.2001
    Karar No: E.2001/117
    Karar No: K.2001/725


    geri