ASKERİ YÜKSEK İDARE MAHKEMESİ (AYİM)

High Military Administrative Court


  • MSB Ana Sayfa
  • AYİM Ana Sayfa
  • Makaleler
  • Makale Arama
  • Kararlar
  • Karar Fihristi
  • Karar Arama
  • İçtihatı Birleştirme Kararları
  • Kararlar

    ESASA İLİŞKİN KARARLAR
    Kimlik Kartı - Sağlık Fişi - Silahla İlgili İşlemler
    EMEKLİ SUBAY / ASTSUBAY KİMLİK KARTLARI


    KARARLAR
    geri

    EMEKLİ SUBAY / ASTSUBAY KİMLİK KARTLARI

    ÖZETİ:Muvazzaf statüde olmayan, yedekte üsteğmenliğe terfi ettirilip, sivildeki hizmetleri ile askerlikte geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi sonucu emeklilik hakkını kazanan, TSK.’lerinde görevli iken harp ve vazife malülü de olmayan babasından dolayı, kızı olan davacıya emekli subay ailesi kimlik kartı verilebilmesi mümkün değildir.

    Davacı vekili, 12.11.1999 tarihinde Burhaniye Asliye Hukuk Mahkemesine müracaatla bu kanalla gönderilip 18.11.1999 tarihinde Mahkememiz kaydına geçen 11.11.1999 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacının babası merhum ...................'ın, Ticaret Bahriye Kaptan Mektebi Kısm-ı İdadi (Lise) 2 nci sınıf talebesi iken 5 Teşrin Evvel 1331 de Üsküdar Askerlik Dairesince askere alındığını, 24 Teşrini Evvel 1332 de ise Bahriye Nazarat-ı Celilesinin emriyle zabit namzetleri (subay adayları) talimgahına sevkedildiğini, takip eden yıllarda asteğmen ve teğmen rütbeleriyle 1 nci Cihan Harbinde Osmanlı Devletinin çeşitli cephelerinde ve bu arada Yemen'de de çeşitli muharebelere katıldığını, büyük hizmetler verdiğini ve kahramanlıklar gösterdiğini, merhumun 5.12.1331 ile 3.10.1941 seneleri arasında değişik zaman ve rütbelerde itibari hizmet süresi de dahil olmak üzere 7 yıl 3 ay 27 gün askerî hizmetleri, ayrıca 01.08.1933 ile 14.04.1931 tarihleri arasında da 9 yıl 5 ay 3 gün süre ile Adalet Bakanlığında değişik görevlerde bulunduğunu, 21.09.1956 tarihinde vefat ettiğini, merhumun geride kalan dul ve yetimlerine müracaat üzerine Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce eşine ve sonrada davacı olan kızına aylık bağlandığını, kimlik kartı ve sağlık karnesi verildiğini, 1989 yılında davacının Edremit Askerlik Şubesi Başkanlığına müracaat ettiğini ve kendisine askerlik kimlik kartı verildiğini, 1992 yılında da Burhaniye Askerlik Şubesinden kimlik kartının zayiinden dolayı müracaatla askerî kimlik kartının bir kez daha verildiğini, 1998 yılına kadar kartını kullandığını, 1997 yılında davacının kimlik kartı almaya hakkı olmadığının Burhaniye Garnizon Komutanlığına şikayet edilmesi nedeniyle Burhaniye Askerlik Şubesi Başkanlığınca gerekli incelemenin yapılarak askerî kimlik kartının yönerge hükümlerine uygun olduğu ve şikayetin yersiz olduğunun Garnizon Komutanlığına yazı ile bildirildiğini, 1998 yılında kimlik kartlarının genel olarak yenilenmesi sırasında Burhaniye Askerlik Şubesinin bu kez kimlik kartını yenilemeyeceğini ve halen elinde mevcut olan kartın iade edilmesini istemesi üzerine bu askerlik şubesine güvenmeyen müvekkilesinin İzmir- Karşıyaka Askerlik Şubesi Başkanlığına durumunu anlatarak müracaatı üzerine 1998 yılında bu Askerlik Şubesinden kimlik kartını yenilettiğini, kartı bir yıla yakın süre kullanan davacının durumunu öğrenen Burhaniye Askerlik Başkanlığının davacıdan, Karşıyaka Askerlik Şubesinden yenilettiği, kimlik kartının iade edilmesini istediğini, şube görevlilerince kötü muameleye maruz kalan davacının kimlik kartını Karşıyaka Askerlik Şubesine teslim ettiğini, İstiklal Madalyasına sahip bir subay çocuğu olmakla iftihar eden davacının bu olay nedeniyle manevi yönden yıprandığını, davacıya ve merhum babasına yönelik haksız ve yersiz isnat ve iddialarda bulunulması üzerine Milli Savunma Bakanlığı ASAL Daire Başkanlığına müracaatla maruz kalınan haksızlığın giderilmesinin ve kimlik kartının kendisine tekrar verilmesini istediğini, ancak kimlik kartı verilemeyeceğinin bildirildiğini, davacı için onur meselesi olan red kararı üzerine dava açmak durumunda kaldıklarını, davacının askerî kimlik kartının yenilenmeyeceğine dair davalı idarenin işleminin iptalini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

    TSK.leri İç Hizmet Kanununun 34/e maddesi "Silahlı Kuvvetler mensupları şekil ve kullanma tarzi talimatnamede gösterilen hüviyet kartlarını resmi ve sivil olarak her zaman üzerlerinde bulundurmaya mecburdurlar" hükmünü amir olup TSK.leri İç Hizmet Yönetmeliğinin 80/b maddesinde de "Kimlik kartlarının şekilleri, dağıtma usulleri ve hangi makamlarca verileceği Milli Savunma Bakanlığınca hazırlanacak bir talimatla tespit edilir" hükmünü öngörmüştür.

    Bu düzenlemeler halen görevde olan Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına ilişkin olup TSK.leri emeklileri ile ailelerine, vazife malulü yedek subay ve ailelerine kimlik kartı verilmesine ilişkin yasa ve yönetmelikle yapılmış bir düzenleme bulunmamaktadır.

    İç Hizmet Yönetmeliğinin 80/b maddesi uyarınca çıkarılan Türk Silahlı Kuvvetleri Kimlik Kartı Yönergesinde (MSY 52-7 A) Silahlı Kuvvetler mensuplarına ilaveten emekli askerî personel ile muvazzaf ve emekli askerî personelin aile fertlerine de kimlik kartı verilmesi öngörülmüştür.

    Bahse konu Yönergenin 6 ncı maddesinde kimlik kartı verilmeyecek personel açıkça belirtilmiştir.

    Yönergenin konuya ilişkin 6/e maddesi "Emeklilik için gerekli yasal hizmet süresini tamamlamadan istifa ederek ayrılanlara ve yetersizlik sebebiyle ilişiği kesilenlere daha sonraki hizmetlerinin birleştirilmesi veya yaş hadlerini doldurmaları nedeniyle emekli aylığı bağlansa dahi kimlik kartı verilmez"

    6/j maddesi "Yedek subaylardan, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli iken harp ve vazife malulü olanların kendileri ve aile fertleri ile şehit olanların aylık almaya müstehak dul ve yetimleri hariç diğerlerine kimlik kartı verilmez.

    6/m maddesinde ise "5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu gereğince, maaş bağlanmaksızın maluliyet sebebiyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılanlara, daha sonra hizmetlerinin birleştirilmesi nedeniyle emekli aylığı bağlansa dahi kimlik kartı verilmez" hükümleri öngörülmüştür.

    Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Davacı ...................'nun babası ...................'ın, İ.T.Ü.Denizcilik Fakültesinin 12.1.2000 ve 28.3.2000 tarihli yazıları da dikkate alınarak arşiv araştırmaları sonucunda, 1331- 1332 tarihlerinde Milli ve Hususi Ticaret-i Bahriye Kaptan ve Çarkçı Mektebi Lise İkinci Sınıf Öğrenci iken imtihana girmeden askere alındığı, bir önceki senede ise okula devam ettiği ve imtihanlara girerek başarılı olduğu, 5.12.1331 tarihinde talimgaha duhul ettiği, 1.5.1333 tarihinde asteğmenliğe yükseldiği, 4.12.1334 tarihinde terhis edildiği, 27.04.1926 tarihinde manevra için yeniden askere alındığı, 28.05.1926 tarihinde terhis edildiği, 22.06.1940 tarihinde talim için askere alındığı, 10.09.1941 tarihinde yedekte üsteğmenliğe yükseldiği, 03.10.1941 tarihinde terhis edildiği, 5.12.1331 tarihinden 4.12.1334 tarihine kadar büyük harp tazminatına müstehak olduğu, 1.8.1333 ile 14.4.1931 tarihleri arasında Adalet Bakanlığı bünyesinde 9 yıl 3 ay 3 gün değişik görevlerde mülki hizmetlerde bulunduğu, yine 5.12.1331 ile 3.10.1341 seneleri arasında değişik zaman ve rütbelerde 4 yıl 4 ay 11 gün askerî hizmeti bulunduğu, itibari hizmeti de dikkate alınarak 16 yıl 8 ay 17 gün hizmetinin bulunduğu, 21.09.1956 tarihinde vefat ettiği, T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 22.09.1982 tarih ve 56397 sayılı işlemiyle müteveffanın son görevi olan üsteğmenlikten eşi ve daha sonra kızı ...................'na aylık bağlandığı, kimlik kartı ve sağlık fişi verildiği, bu duruma göre davacının babasının muvazzaf statüde asker kişi olmayıp yedekte üsteğmenliğe terfi ettiği ve terhis edildiği, sivildeki hizmetleri ile askerlikte geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi sonucu emeklilik hakkını kazandığı, TSK.lerinde görevli iken harp ve vazife malulü olmadığı anlaşılmaktadır.

    Mevcut mevzuat hükümleri dikkate alındığında davacının babası merhum ........................'ın askerî kimlik kartı verilecek personel arasında sayılmadığı, kaldı ki muvazzaf personel bile olsa bu durumdaki kişilere ve aile fertlerine askerî kimlik kartı verilmesinin mümkün olmadığı, davacının da belirtilen nedenlerle askerî kimlik kartı verilemeyecek personel kapsamında değerlendirilerek daha önce verilmiş askerî kimlik kartının geri alınması ve kendisine yeniden askerî kimlik kartı verilmemesi işleminin mevzuata ve hukuka uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

    Açıklanan nedenlerle;

    1. Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE,

    2. 1602 Sayılı Askerî yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin DAVACIYA YÜKLETİLMESİNE,


    Dergi No:15
    Karar Dairesi:AYİM.2.D.
    Karar Tarihi:08.11.2000
    Karar No: E.1999/821
    Karar No: K.2000/729


    geri