ASKERİ YÜKSEK İDARE MAHKEMESİ (AYİM)

High Military Administrative Court


  • MSB Ana Sayfa
  • AYİM Ana Sayfa
  • Makaleler
  • Makale Arama
  • Kararlar
  • Karar Fihristi
  • Karar Arama
  • İçtihatı Birleştirme Kararları
  • Kararlar

    ESASA İLİŞKİN KARARLAR
    Devlet Memurları İle İlgili İşlemler
    ADAY MEMURLUK


    KARARLAR
    geri

    ADAY MEMURLUK

    ÖZETİ:Bir yıllık adaylık süresi sonunda sicil amirlerince hakkında olumsuz sicil düzenlenen ve bu nedenle idarece adaylık suresi bir yıl daha uzatılan davacı memur hakkında verilen sicilin objektif ölçülere dayanmaması ve buna dayalı asaletin onaylanmaması işleminin de hukuken sakat doğması karşısında, tesis edilen işlemlerin iptali gerekir.

    Davacı 1.5 OCAK 1993 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 7 EKİM 1991 tarihinde Depo ve Fabrika K.lığında (AFYON) Bilgisayar programcısı sivil memur adayı olarak göreve başladığını, fakat kendisine Bütçe Ve Maliye Kısmında görev verildiğini, kendisinin verilen görevleri yerine getirdiğim, bilgisayar programcısı olarak hazırlanmak üzere özel çalışmalarını aksatmadığını, buna' rağmen 13 OCAK 1992 tarihinde daha henüz göreve başlamış durumda iken birinci sicil amirinin imzası ile doğrudan şahsına verilen yazılı emir ile Depo ve Fabrika K.lığı işlerinin bilgisayara geçilmesi için zorunlu olan 22 adet programın yapılması gerektiği emrini aldığını, bir iş takvimi oluşturarak verilen görevleri zamanından önce yaptığım, buna rağmen olumsuz sicil alarak asaletinin onanmadığını, bu durumda kendisinin ikinci sicil amiri olan Dp. ve Fab.K.hğı İLŞ.Md. ile aynı yerde görevli 2 nci imalat İşletme Md. olan eşi arasındaki sürtüşmenin sebep olduğunu, bu gerginlik sonucu sicilinin l nci ve 2 nci sicil amirlerince yetersiz olarak değerlendirildiği kanısını taşıdığım, görevi süresince herhangi bir disiplinsizliğinin olmadığını, bir defa ihtar bir defa da uyarma cezası ile cezalandırıldığını, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 55 nci ve Devlet Memurları Sicil Yönetmeliğinin 9, 15, 17 ve 20 nci maddelerince uygulamaların hukuka aykırı bulunduğunu ileri sürerek yasal dayanaktan yoksun dava konusu sicilin iptali ile bu olumsuz sicilin sebep olduğu aday devlet memurluğunun süresi sonunda asaletinin tasdik edilmemesi işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.

    Davanın özündeki uyuşmazlık; Davacının göreve başladığı andaki statüsü ile bu statü içerisinde değerlendirilmesinin sonucunda almış olduğu Aday Memurluktaki ilk yılki sicil belgesinin sonuçlarından oluşmaktadır. Bu durumda öncelikle davacının ADAY MEMURE olarak statüsü ve sonrada SİCİL BELGESİ KRİTERLERİNDE değerlendirilmesi gerekmektedir.

    Davacı: Depo ve Fabrika K.Ilgındaki (AFYON) göreve Bilgisayar programcısı olarak istihdam edilmek üzere MEMUR ADAYI olarak alınmıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 56 nci maddesi= "ADAYLIK SÜRESİ İÇİNDE TEMEL VE HAZIRLAYICI EĞİTİM VE STAJ DEVRELERİNİN HER BİRİNDE BAŞARISIZ OLANLARA ADAYLIK SÜRESİ İÇİNDE HAL VE HAREKETLERİNDE MEMURİYETLE BAĞDAŞMAYACAK DURUMLARI, GÖREVE DEVAMSIZLIKLARI TESBİT EDİLENLERİN SİCİL AMİRLERİNİN TEKLİFİ VE ATAMAYA YETKİLİ AMİRİN ONAYI İLE İLİŞİKLERİ KESİLİR" hükmüne amirdir. Bu kanun hükmünün uygulanabilmesi için;

    1) Aday memurların memurluğa geçişi için gerekli olan intibak Eğitim Programının daha önceden belirlenmesi gerekmektedir. Bu programların:
    a. TEMEL EĞİTİMİ,
    b. HAZIRLAYICI EĞİTİMİ,
    c. STAJI
    d. HER DEVREDEN SINAV VE DEĞERLENDİRME
    esasların kapsamasını gerektirmektedir. Dava dosyasındaki belgeler incelendiğinde bu anlamda herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmamıştır. Buna karşılık gerek davacının gerekse davalı idarenin ileri sürdüğü belgelerde adı geçen Atğm, ................. 'in davacının yaptığı programlar hakkındaki raporu ile GİZLİ yazılarda sunulan ................. ve ................. isimli Bilgisayar operatörlerinin ifadelerinin aday mamurenin değerlendirilmesi olarak düşünül mesi kabul edilemez bir yaklaşımdır. Zira programlar hakkında rapor veren yedek subayın bilgi ve ihtisas olarak yetki ve sorumlulukları belgelendirilmediği gibi, şayet bu intibak eğitim programlan içinde bir yeri söz konusu ise bu hususunda belgelenmesi gerekmektedir ki bu konuya açıklık getirilememiştir. Diğer Bilgisayar operatörlerinin ifadesi ise böyle bir davada yer almaması gereken nitelikte görülmüştür.

    Davacının bu anlamda mahkemeye sunduğu ve özel bir dershaneden çalışırlığı konusunda onay aldığı programlar incelenmiştir. Bu programlar MSB.lığınca uygun görülecek bir denetleme heyeti marifetiyle denetlettirilebilirdi. Ancak bu programlara ilişkin sonuç raporunun hem davacının mesleki yeterliliğini belgelemesi hem de davanın çözümüne katkısı öncelik olmadığından böyle bir hareket tarzı benimsenmemiştir.

    2) DAVACININ SİCİL BELGESİNDEKİ KRİTERLER KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMESİ:

    Devlet Memurları Sicil Yönetmeliğinin 19 ncu maddesi "SİCİL AMİRLERİ, SİCİL RAPORLARINI İTİNALI, DOĞRU VE TARAFSIZ BİR ŞEKİLDE DÜZENLERKEN; DEVLETE SADAKAT VE BAĞLILIĞI, MEMURİYET SIFATININ GEREKTİRDİĞİ ŞEREF VE İTİBARLA HİZMETLERİN SÜRATLİ VE EKONOMİK BİR ŞEKİLDE YÜRÜTÜLMESİNİ GÜVENİLİR VE YETENEKLİ MEMURLARIN YÜKSELTİLMELERİNİ, DİĞERLERİNİN İSE KAMU HİZMETLERİNDEN UZAKLAŞTIRILMALARI GEREKTİĞİNİ ESAS ALIR", hükmünü taşımaktadır. Daha açık anlamıyla memurların değerlendirilmesinin; sağlam verilere ve gerçekçi kriterler ile SİCİL AMİRLERİNİN DEVLETE SADAKAT VE BAĞLILIĞIN VAZGEÇİLMEZLİĞİ İLKESİ IŞIĞINDA, yapılması öngörülmektedir. Bu hükümler sonucu hazırlanmış olan DEVLET MEMURLARI SİCİL RAPORU "Devlet memurlarının; KİŞİSEL DEĞERLERİNİN MESLEKİ YETENEKLERİNİN, DİSİPLİN ANLAYİŞİ VE KURALLARA İTAATLERİNİN belirli bir sürede, sıralı sicil amirlerince değerlendirilmesi ilkesi benimsenmiş bulunmaktadır.

    Davacı hakkında tanzim edilen ve olumsuz not ve kanaatleri içeren 1992 yılına ait sicil raporunda (ASALET ONAYI İÇİN):

    a) l nci sicil amirince davacının MESLEKİ BİLGİSİ ile DİSİPLİNE RİAYETİ bölümlerinde YETERSİZ NOT ve DÜŞÜNCE bölümünde de OLUMSUZ kanaat belirtilmiştir.

    (I) Davacının MESLEK BİLGİSİ değerlendirmesinin yapılabilmesi için ilk amiri olan Maliye sınıflı bir subayın bilgisayar programcısı olan davacıya hangi ölçüler sonucunda, bu notu takdir ettiği belirlenememiştir.

    (II) I nci Sicil amirinin düşünce bölümündeki kanaati ise: "KENDİSİNE GÖREV VERİLDİĞİ ZAMAN TAKİBİ GEREKLİDİR. ŞAHSİ MENFAATLERİNİ HERŞEYİN ÜSTÜNDE TUTAR ÇEVRESİNE KARŞI KÖTÜ ÖRNEK OLMAKTADIR" ifadelerini taşımaktadır. Şayet davacının görevinde mesleki açıdan bir zafiyet görüldü ise bu durumun belgelenmesi gerekmektedir. Bu yapılmamıştır. Ayrıca sicil belgesinin 3 ncü maddesi olan MESLEKİ BİLGİSİ bu düşünce altında düşük not ile takdir edildi ise sicil belgesinin 9 ncu maddesi olan GÖREVİNİ YERİNE GETİRMEDEKİ ÇALIŞKANLIĞI, KABİLİYETİ VE VERİMLİLİĞİ hanesinin 60 olarak değil, daha düşük not ile değerlendirmesi gerekirdi, l nci sicil amiri düşüncesinde"Davacının şahsi menfaatlerine düşkünlüğü ve çevresine karşı kötü örnek olduğunu belirtmekte, ancak bu konuyla ilgili not hanesi olan 8 nci Hanede "AMİRLERİNE; MESAİ ARKADAŞLARINA İŞ SAHİPLERİNE KARŞI TUTUM VE DAVRANIŞI" konusunda 60 olarak değil, daha düşük not ile değerlendirmesi gerekirdi. Bu yaklaşımı l nci sicil amirinin verdiği not ile hükmettiği DÜŞÜNCE' nin uyumsuzluğunu göstermesi, bir diğer anlatımla davacının sicilinin duygusal yaklaşımlar sonucu olumsuz olarak tanzim edildiğini kanıtlamaktadır.

    (III) Davacı l nci sicil amirince DİSİPLİNE RİAYETİ de olumsuz olarak değerlendirilmiştir. Davacı sicil dönemi içerisinde üç kez (Birincisinde l Dk, ikincisinde 2 Dk, üçüncüsünde 4 Dk. göreve geç kaldığını kabul etmektedir. Nitekim 'dosyadaki belgelerden davacının l MAYIS 1992 tarihinde MESAİYE GEÇ GELMESİYLE ilgili olarak yazılı savunmasının alındığı ve İHTAR cezası ile cezalandırıldığı kanıtlanmaktadır. Bu konuda davacının gereken sorumluluğu göstermesi gerekirdi ki amirinin bu konudaki değerlendirmesi olumlu mütalaa edilmiştir, ancak süre göz önünde bulunduğunda davacı açısından KÖTÜ NİYET ve SÜREKLİLİK KAZANDIRILMASI istenen bir anlamda görülmemiştir.

    b) 2 nci Sicil Amirince Sicil Belgesinde davacının SORUMLULUK DUYGUSU, GÖREVİNE BAĞLILIĞI, MESLEKİ BİLGİSİ, DİSİPLİNE RİAYETİ bölümlerinde YETERSİZ NOT ve DÜŞÜNCE Bölümünde de OLUMSUZ KANAAT belirtilmiştir. 2 nci Sicil Amirinin Sicil Raporunda belirttiği düşüncesi "Çalışmayı sevmez, AZİM VE İRADESİ ZAYIFTIR. BİLGİ DÜZEYİ YETERLİ DEĞİLDİR. AMİR VE ÜSTLERİNE KARŞI SAYGISIZDIR. GÖREVİNE BAĞLILIĞI AZDIR. ŞAHSİ MENFAATLERİNİ HERŞEYİN ÜSTÜNDE TUTAR. ÇEVRESİNE VE ARKADAŞLARINA KARŞI UYUMSUZDUR. AYNI ZAMANDA DİSİPLİNSİZ DAVRANIŞLARI NEDENİYLE KÖTÜ ÖRNEK OLMAKTADIR" ifadesini taşımaktadır.

    (I) 2 nci Sicil Amirince davacının MESLEKİ BİLGİSİ açısından değerlendirilmesinin incelenmesi, davacı sunduğu belgelerde 13 OCAK 1992 tarihinde 2 nci sicil amirinin imzası ile doğrudan ismine verilmiş görevlendirme emriyle "PERSONEL KISMINA 22 adet BİLGİSAYAR PROGRAMININ YAPILMASI VE ZAMANLAMAYA AİT İŞ TAKVİMİN DE yapılması emrini aldığını ifade etmektedir. Davacı; henüz aday memur olarak göreve başlamasından yaklaşık olarak üç ay gibi kısa bir süre geçmesini müteakip böyle bir görev almış olmasına rağmen takriben bir yıllık bir süreyi kapsayan iş hacmini mesai sınırlaması tanımaksızın yerine getirerek önerdiği zamandan önce de teslim ettiği iddia etmektedir. 2 nci sicil amiri bizzat davacının ismine yazılı görev emriyle taşıdığı amaç PERSONEL VE MALİYE Kısmının bir an evvel Bilgisayara geçmesi olduğu halde sonuçlarını sadece bir yedek subay ve orada görevli operatörlerin bireysel kanaatlerine göre değerlendirmesi davacının iddialarının aksini kanıtlayacak bilgi ve belge olarak görülmemiştir, özellikle emrin tarihi davacının eşi ile 2 nci sicil amiri ilişkisindeki duygusal yaklaşımın sonucu olduğunu belirler anlam taşıdığı görülmüştür.

    (II) 2 nci sicil amiri düşüncesinde davacının ÇALIŞMAYI SEVMEDİĞİNİ, ÇEVRESİNE VE ARKADAŞLARINA KARŞI UYUMSUZ olduğunu belirtmektedir. Bu değerlendirmenin not bölümünde ifadesi ise sicil belgesinin 8 nci ve 9 ncu bölümleridir. 2 nci sicil amiri 8 nci madde olan AMİRLERİNE, MESAİ ARKADAŞLARINA KARŞI TUTUM VE DAVRANIŞI 60 not ile değerlendirmesi, 9 ncu madde olan GÖREVİNİ YERİNE GETİRMEDEKİ ÇALIŞKANLIĞI, KABİLİYETİ VE VERİMLİLİĞİ' ni 60 not ile değerlendirmesi kanâat ile notların uyumsuzluğunu, olumsuz olarak değerlendirmelerin gerçek verilere dayanmadığını göstermesi açısından önem kazanmıştır.

    (III) 2 nci sicil amiri davacıyı disiplinsiz olarak nitelerken ve notu olumsuz olarak değerlendirirken bunu belgeleyecek herhangi bir kanıtta bulunamamıştır.

    c) Depo ve Fabrika Komutanlığınca davaya açıklık getirmek üzere ÜST YAZIYA ek olarak sunulan (EK: AL) belgeler DAVACININ . MESLEKİ YETERLİLİĞİ, DİSİPLİN ANLAYIŞI ve SİCİLİNE YANSITILMASI GEREKEN DEĞERLENDİRMELER yönleriyle incelenmiştir. Yapılan bu inceleme sonuçlarına göre;

    (I) Davacı hakkında tanzim edilen sicil belgesinin GERÇEKÇİ DEĞRSLENDİRMEYÎ KAPSAMADIĞI K.K.K.LIĞI PERSONEL BAŞKANLIĞINCA belirlenmiştir. K.K.K.lığınca 12.11.1992 gün ve PER: 43224492/Tay.D.Svl.MeJş, ve İşçi M una. Ş. (GJ. H.) sayılı yazısında,

    OLUMSUZ OLARAK DEĞERLENDİRİLEN HER NİTE LİK İÇİN BU DEĞERLENDİRMEYİ AÇIKLAYAN YETERLİ VE GEÇERLİ BELGELERİN SİCİL RAPORUNA EKLENMESİ GEREKMEKTEDİR. İLGİLİ HAKKINDA TANZİM EDİLEN SİCİL RAPÇRUNDA EKLENEN BELGELER YETERLİ GÖ RÜLMEDİĞİNDEN SİVİL MEMUR YÖNERGESİ (KKY: 522) GEREĞİNCE l YIL DAHA DENEMEYE TABÎ' TUTULACAK" hükmü sicil belgesinin gerçekçi verilere göre yapılan değerlendirmeyi yansıtmadığı, sicile eklenmesi gereken belgelerinde yetersiz değerlendirildiğin kanıtıdır. Komutanlıkça hukuken yapılacak tek seçenek ikinci bir yıl daha aday memurun denenmesi, ayrıca belge tanzimindeki yetersizliğin giderilmesi ve değerlendirmedeki gerçekçi verilerin sağlanması amacım taşıdığında kuşku bulunmamaktadır. Bu durum ise davacının gerçek anlamda başarısız" sayılamayacağının zımnen kabul edilmesi anlamını taşımaktadır.


    (1) Davacı sicilin tanziminde aynı fabrikada görevli olan 2 nci işletme Md. eşi ile ikinci sicil amiri olan İkmal Ks.Amiri arasındaki uyuşmazlığın kendisi hakkında tanzim edilen sicil belgesine yansı t il m asiyi a olumsuz sonuç oluştuğunu iddia etmektedir. Depo ve Fabrika K,,lığınca sunulan (EKJ) bu hususun İDARİ TAHKİKAT HEYETİNCE tahkik ettirildiğim, ve davacının esininde bu heyette görev almış olması nedeniyle bu konudaki yaklaşımın olumsuz olarak davacının siciline yansıtıldığı iddiasının geçersiz olduğu vurgulanmıştır. Bu konuda davacının ve eşinin iddiası şöyledir:

    - Dava konusu REMORKE MONTE SU TASFİYE CİHAZI'mn imalatıdır.

    - Proje, 2 nci imalat İşi.Md. olan davacının eşine aittir.
    - Proje tarihi 1990
    - Tahmini bedeli 25.760.000 TL.
    - K.K.K.lığınca 1991 yılında bu projeye verilen ödenek: 177.700.000 TL.
    - Fab.İk.Ks.Amirliğince (Davacının 2 nci sicil arniri) 14 KASIM 1991 tarihinde İSTANBUL piyasasında yapılan piyasa araştırması sonuçlarına göre belirlenen Bedeli: 80 Milyon TL.

    Davacının eşinin üyeliğinde 27 KASIM 1991 tarihinde ÇARŞI PAZARLIĞI ile AFYON PİYASASINDAN TEMİN EDİLEN MALZEME İLE İMAL EDİLEN REMORKE MONTE SU TASFİYE CİHAZININ MALZEME MALİYETİ (7 kalem) 22 MİLYON' dur.

    Bu durum davacının iddialarını kanıtlar mahiyette değerlendirilmiştir. İk.Ks.Amiri olan davacının 2 nci sicil amirinin doğrudan davacı adına yazılı emirle yapılmasını istediği programlara ait tarih davacının iddialarına öncelik kazandırmıştır.

    (III) Ayrıca durumu İdari Tahkik Heyeti vasıtasıyla araştıran Dp. ve Fab.K.hğı (EKJ).
    (III) Ayrıca durumu İdari Tahkik Heyeti vasıtasıyla araştıran Dp. ve Fab.K.hğı (EKJ).
    -İdari Tahkikat Emri: 8 ŞUBAT 1993
    -İdari tahkikat Heyet Rapor Tarihi: 8 ŞUBAT 1993,
    -İdari Tahkikat Heyeti Tavsiye Kararı:
    TEDARİK KISMINCA İHALELERİN DAHA TİTİZLİKLE TAKİP EDİLMESİ şeklindedir.
    Bu durum ödeneklerin kullanılması ve işlemlerin takip edilmesinde gerekli titizliğin gösterilmediğini vurgulamaktadır. Bu proje davacının eşine ait bir konuda olması dikkate değer bulunmuştur. Ayrıca, 1991 yılındaki işlemin niçin 8 ŞUBAT 1993 tarihinde araştırıldığı ve rapor haline getirilişine açıklık kazandırılamamıştır.

    (IV) Depo ve Fab.K.lığınca: Davacının DİSİPLİN KURALLARINA RİAYETİ' ni değerlendirmek açısından mütalaa edilen kişiye ÖZEL YAZI (EKF).
    - Tarihi : 16 ŞUBAT 1993 (zaman olarak ilk yıl sicil süresi dışındadır)
    - Konusu : Davacı .................'in vermiş olduğu dilekçesinin Komutanlıkça incelenmesi sonucunda aşağıdaki suçlamalarda savunmasının alınmasıdır.
    - Davacıya yöneltilen suçlar: AMİRLERİNİ HAKSIZ YERE SUÇLAMAK, KOMUTANLIĞI LÜZUMSUZ YERE MEŞGUL ETMEK, MENFAAT VE İSTEKLERİ DOĞRULTU SUNDA AMİRLERİNİ YÖNLENDİRMEYE ÇALIŞMAK, AMİRLERİNİN KANAATLERİ ÜZERİNDE MÜTALAADA BULUNMAK, BİLGİSAYARA YÜKLÜ HİZMETE ÖZEL İÇERİKLİ BELGELERİ ÇALIŞMA YERİ DİŞİNA ÇIKARMAK,

    Cezası : UYARMA (Görevin daha bilinçli, istekli disiplinli ve etkin olarak yapılması amacıyla)

    Aday memur durumundaki bir asta yöneltilen bu suçlar kapsamında nitelenen olaylar belgelendirildiği taktirde cezası UYARMA değil, ASKERİ'CEZA KANUNU hükümleri ışığında işlem yapılması gerekirdi ki bu uygulama yapılmamıştır. Bu durumda ya davacıya yöneltilen suçlamalar gerçeği yansıtmamaktadır veya verilen cezanın suçlamalar karşısında yetersiz ve hukuki gerekçesiz kaldığı açıktır. Bu durum davacı hakkında tanzim edilen belgeler ve tesis olunan işlem itibariyle davacının iddialarını karşılamaktan uzak olduğu sonucunu kanıtlar mahiyette görülmüştür. Nitekim davacı "SIRF MEŞGULİYET OLSUN, BİR KISIM ZORUNLULUK VEYA EŞİNİN KİMLİĞİNDEN YARARLANIP DURUMU İDARE EDEREK MAAŞ ALMAYI KABULLENMEDİĞİNİ VURGULAYARAK MAHCUP OLMAMAK VE BAŞARILI BİR MÜHENDİS SUBAY OLAN EŞİNİ MAHCUP ETMEMEK İÇİN AZİMLE VE DÜRÜSTLÜKLE ÇALIŞTIĞINI ISRARLA BELİRTMEKTEDİR.

    (V) Fabrika K.Ilgınca sunulan ve davacının Mesleki Bilgisinin Seviyesi hakkında bilgi vermek üzere konulan Gizli belgelerde sunulan 6 adet şahıs kanaatli ve davacının programlarına yönelik bir adet inceleme raporu 657 sayılı DMK. nün 56, maddesinin uygulaması bölümünde değerlendirilmiştir.

    Sonuç olarak; 7 EKİM 1991 tarihinde Depo ve Fabrika K.lığında (AFYON) aday devlet memuru olarak, göreve başlayan davacı .................'in değerlendirilmesindeki gerçekçi verilerin sağlanabilmesi amacıyla;
    a.Öncelikle bir yıllık bir süreyi kapsayacak şekilde TEMEL EĞİTİMİ; HAZIRLAYICI EĞİTİMİ ve STAJLARI kapsayacak bir programı yapılmalı ve bu programlar ışığında sınav ve değerlendirilmesi gerekirdi.

    b. Davacıya verilen meslek bilgisi notlarının görevi yetki ve sorumluluğu belli olmayan muhtemelen gelecekte mahiyeti veya. en azından hem rütbe alacağı şahısların kanaatlerine göre değil; K.K..K.Sığınca onaylanmış ve bu konuda yetki verilmiş birimlerince (OBİM.Mu.Ok. vb. gibi) değerlendirme yöntemlerine göre ölçülmesi gerekmektedir,

    c. Gerek l nci ve gerekse 2 nci sicil amirlerince, takdir edilen sicil notlarının duygusal ve şahsi sürtüşmelerin yansıtılması olarak verilmemesi gerekirken bu yapılmamıştır.

    Ayrıca belgelendirilmesi gereken hususlarda belgelendirilememiştir.

    Bütün bu inceleme ve değerlendirmeler ışığında davacının memuriyet asaletinin onarmamasına neden olan ve taşıdığı not ve kanaatlerin Devlet Memurları Sicil Yönetmeliğine" (R.G.18.10.1986, Sayı 19255) uygun doğrulukta ve tarafsız bir şeklide gerçekçi verilerle değerlendirmenin yapılmadığı anlaşıldığından dava konusu sicil belgesinin hukuken geçerliliği sakatlanmıştır. Dava konusu olan ve hukuken sakatlığı kesinleşmiş bu sicil belgesinin esas alınarak davacının l yıllık deneme süresi sonunda memuriyet asaletinin tastik edilmemesinde bu konuda yetkili olan K.K.K.lığınca davacının lehinde değerlendirme yapılmış olmasına rağmen hukuka uygun bulunmamıştır.

    Netice olarak dava konusu olup sebep ve maksat yönlerinden HUKUKA AYKIRI olması nedeniyle; l yıllık Aday Memurluk süresi sonunda tanzim edilen ve davacı hakkında olumsuz not ve kanaati kapsayan SİCİLİN İPTALİNE, bu sicil belgesine istinaden davacının l YİLLİK ADAY MEMURLUĞU SÜRESİ SONUNDA ASALETİNİN ONANMAMASI İŞLEMİNİN İPTALİNE,

    Dergi No:8
    Karar Dairesi:AYIM.1.D.
    Karar Tarihi:26.10.1993
    Karar No: 93/100828 EK.
    Karar No:


    geri