ASKERİ YÜKSEK İDARE MAHKEMESİ (AYİM)

High Military Administrative Court


  • MSB Ana Sayfa
  • AYİM Ana Sayfa
  • Makaleler
  • Makale Arama
  • Kararlar
  • Karar Fihristi
  • Karar Arama
  • İçtihatı Birleştirme Kararları
  • Kararlar

    ESASA İLİŞKİN KARARLAR
    Tam Yargı (Tazminat)
    İdari Eylemden Doğan
    Askeri Hizmetin Bünyesinden Doğan Diğer Zararlar


    KARARLAR
    geri

    Askeri Hizmetin Bünyesinden Doğan Diğer Zararlar

    ÖZETİ:Kışla mutfağında et çekerken elini kıyma makinesine kaptıran davacı erin uğradığı zararın kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca idarece tazmini gerekli bulunmaktadır


    Davacı vekillerinin 18 Mart 2001 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin 19.P.Tug.Kh.Bölüğünde askerliğini yapmakta iken aşçı olarak görevli bulunduğu Tugay Kışlası mutfağında 4.5.1999 günü elini kıyma makinesine kaptırmak suretiyle sağ elinin parmaklarının koptuğunu, olayda davacının kusuru bulunmadığını, olayın ardından müvekkillerine emekli aylığı bağlandığını, sakat kalmakla duyduğu üzüntü nedeniyle 600.000.000.TL. manevi tazminat istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
    Davacının yaralanması olayı nedeniyle yapılan adli soruşturma sonunda Ege Ordu Askerî Savcılığının 29.12.1999 gün ve 1999/811 Esas, 1999/603 Karar sayısı ile Kovuşturmaya Yer Olmadığına karar verilmiştir.
    Anılan kararda " P.Er ...................’ın 4 Mayıs 1999 günü Tugay mutfağında kıyma çekme makinesinde çalışırken sağ elini makineye kaptırması sonucu sağ el 1 nci parmak proksimal falanks ortasından, 2,3,4 ve 5 nci parmakların metakarp orta bölümünden amputasyona uğradığı, Bölük Komutanlığının 8 Mayıs 1998 tarihli yazısına göre Er.....................’ın Tugay Mutfağında asker olarak görevlendirildiği, mutfakta görev yapan bütün personele göreve başlamadan önce mutfakta görev yaparken nasıl hareket edeceklerine ve mutfaktaki makinelerin nasıl kullanılacağına ilişkin talimat, mutfak genel talimatı ile et kıyma makinesi emniyet kullanma ve bakım talimatının tebliğ edildiği, P.Er .............................’ın olaydan önce yaklaşık olarak bir yıl gibi uzun bir süre mutfakta görev yapması bütün emir ve talimatları (Et Kıyma Makinesinin çalışma şeklini) bilmesine rağmen olay günü emir ve talimatlara aykırı olarak et kıyma makinesi çalışırken kıyma makinesine etleri sokmak ve itelemesi ve makinenin çalıştığını bilmesine rağmen dikkatsiz, tedbirsiz ve dalgınlıkla hareket ederek etleri, eli ile kıyma makinesine verdiği esnada sağ elini kıyma makinesine kaptırması sonucunda parmaklarının kopmasına neden olduğu, olayda hakkında kamu davasının açılmasına neden olabilecek herhangi bir görevlinin kusur veya ihmalinin bulunmadığı anlaşılmakla olay hakkında Kovuşturmaya Yer Olmadığına karar verildiği" denilmektedir.
    Olayın bir kamu hizmetinin ifası sırasında meydana geldiği konusunda bir ihtilaf yoktur. İdarenin hukuki sorumluluğu için bir zararın mevcudiyeti zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması ve zararla eylem arasında illiyet bağının bulunması yeterlidir. İlliyet bağının kesilmiş sayılması için de zararın tümüyle hizmete ve idare tüzel kişiliğine yabancı unsurlardan doğması gerekmektedir. Olayımızda idareye atfı kabil bir hizmet kusurundan söz edilemez ise de; bir kamu görevinin ifası sırasında meydana gelen zarar ile görevden naşet eden eylem arasında sıkı bir illiyet bağı bulunduğundan kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince davacının uğradığı zararın davalı idare tarafından karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Ancak Kovuşturmaya yer olmadığı kararında da belirtildiği gibi bir yıldan beri mutfakta görev yapan ve mutfaktaki et kıyma makinelerinin nasıl kullanılacağına ilişkin kendisine evvelce tebliğ edilmiş bulunan talimatlara aykırı olarak et kıyma makinesi çalışırken, makineye kıymaları tokmakla itmesi gerekirken etleri eliyle makineye vermesi ve bu sırada elini makineye kaptırması davacının müterafik kusuru olarak değerlendirilmiştir.
    Davacının kıyma makinesine elini kaptırması ve buna bağlı olarak elinden sakat kalması nedeniyle olay anında duyduğu ve ömür boyu duyacağı acı ızdırabı kısmen de olsa karşılayabilmek amacı ile olayın meydana geliş şekli ve tarihi, paranın alım gücü ve işleyecek yasal faizi ve davacının sosyal durumu göz önünde bulundurularak kendisine uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiş, ancak yukarıda belirtildiği gibi davacının olayın meydana gelmesindeki davranışı müterafik kusur olarak değerlendirilmiştir.
    Bu itibarla yukarıdaki açıklamaların ışığında;
    1. Takdiren ve müterafik kusuru dikkate alınarak davacıya 400.000.000.TL. (DÖRTYÜZMİLYON TL.) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
    2. Hükmedilen manevi tazminat miktarına olay tarihi 4 Mayıs 1999 tarihinden 31 Aralık 1999 tarihine kadar % 50 (YÜZDE ELLİ), 1 Ocak 2000 tarihinden ödeme tarihine kadar % 60 (YÜZDE ALTMIŞ) YASAL FAİZ YÜRÜTÜLMESİNE,
    3. Davacı tarafından peşin yatırılan 13.020.000.TL. (ONÜÇMİLYONYİRMİBİN TL.) harcın istek halinde davacıya İADESİNE,
    4. Davacı tarafından peşin yatırılarak sarfedilen 5.000.000.TL.(BEŞMİLYON TL.) posta pulu giderinin davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
    5. Hükmedilen manevi tazminat miktarı üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince nisbi olarak hesabedilen 40.000.000.TL.(KIRKMİLYON TL.) vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
    6. Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesabedilen 20.000.000.TL. (YİRMİMİLYON TL.) vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye VERİLMESİNE,
    KARŞI OY GEREKÇEM
    Davacı manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesini talep etmiş ise de; takdir olunan manevi tazminat miktarı paranın karar tarihindeki alım gücü, olay tarihinden karar tarihine kadar geçen süredeki değişen sosyal ve ekonomik koşullar nazara alınarak davacının olay tarihindeki manevi zararlarının tamamını kapsayacak şekilde tespit ve takdir edildiğinden, manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi isteminin reddine karar verilmesi, ancak karar tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz yürütülmesi gerektiği görüşünde bulunduğumdan çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmıyorum. 03.10.2001
    Ü Y E
    M.Hayri ÖZTAN
    Hak.Kd.Alb.

    Dergi No:17
    Karar Dairesi:AYİM.2.D.
    Karar Tarihi:03.10.2001
    Karar No: E.2001/264
    Karar No: K.2001/686


    geri