ASKERİ YÜKSEK İDARE MAHKEMESİ (AYİM)

High Military Administrative Court


  • MSB Ana Sayfa
  • AYİM Ana Sayfa
  • Makaleler
  • Makale Arama
  • Kararlar
  • Karar Fihristi
  • Karar Arama
  • İçtihatı Birleştirme Kararları
  • Kararlar

    ESASA İLİŞKİN KARARLAR
    Emeklilik
    VAZİFE MALULİYETİ


    KARARLAR
    geri

    VAZİFE MALULİYETİ

    ÖZETİ:

    Davacıların murisinin ölüm olayının terör nedeniyle değil, bir görevin ifası sırasındaki kaza nedeniyle vukuu bulmuş olması nedeniyle 3713 sayılı TMK kapsamında değerlendirilmesi ve davacılara 2330 sayılı Kanun hükümlerine göre aylık bağlanmasına imkan bulunmamaktadır.

    Davacılar vekili 26.05.2003 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dilekçesinde özetle; davacıların murisi olan Hv.Plt.Yzb…………..’ın uçuş görevi sırasında uçağın düşmesi sonucunda şehit olduğunu, eşi ve çocuklarına harp malullüğü hükümleri uygulanarak aylık bağlandığını, 3713 sayılı Kanun hükümlerine göre bağlanan aylıkların daha yüksek seviyede olduğunu, harp malullüğünü gerekli kılan durumların terörle mücadele halinden daha ağır olduğunu, bu nedenle davacılara da şehit olan murislerinden dolayı 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21 nci maddesine göre aylık bağlanması gerektiğini, Emekli Sandığı tarafından bu talebin reddi yönünde tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğunu, diğer taraftan 5434 sayılı Kanunun Ek 77 nci madde 1 nci fıkra (a) bendi ile bu kanun gereği bağlanan aylıkların emsalleri esas alınarak her yıl kademe ilerlemesine, üç yılda bir derece yükseltilmesi işlemine tabu tutulduğunu, bu durumun terörle mücadelede aylık bağlanacaklar lehine çok önemli bir ayrıcalık getirdiğini ve vazife şehitleri yanında bir terör şehidi statüsü yaratıldığını, 5434 sayılı Kanunun Ek-77 nci madde 1 nci fıkra (a) bendinin Anayasanın 10 ncu maddesinde ki eşitlik ilkesine, Anayasanın 2 nci ve 5 nci maddelerindeki temel niteliklere ve adalet anlayışı içerisinde sosyal hukuk devleti ilkelerine aykırı olduğunu belirterek Anayasa Mahkemesine götürülmesine ve işlemin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

    Dava dosyası ile tahsis dosyasında bulunan belgelerden, davacıların murisi Hv.Plt.Yzb…………….’ın görev uçuşu esnasında uçağın düşmesi sonucu vefat ettiği, olayın uçuş görevi sırasında olması nedeniyle harp malulü olduğu kabul edilerek Emekli Sandığı tarafından davacılara harp maluliyeti hükümlerine göre aylık bağlandığı, davacı vekilinin Emekli Sandığına başvurarak davacılara bağlanan aylığın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21 nci maddesi hükmüne göre ödenmesini talep ettiği, davalı Emekli Sandığının ise ölüm olayının 3713 sayılı Kanun kapsamında olmaması nedeniyle talebi reddettiği anlaşılmıştır.

    3713 sayılı TMK.’nun 21 nci maddesinde de: “Memur ve kamu görevlilerinden yurt içinde ve yurt dışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, sakatlanan, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.

    Ayrıca; a) (Değişik: 28/21995-4082/6 md.) Malûl olanlarla, ölenlerin aylığa müstahak dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan; emekli olanların öldürülmeleri halinde ise, dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı ve Kanuna göre kendisine bağlanabilecek emekli aylığından az olamaz.

    Yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malül olanlar ile ölenlerin dul ve yetimlerine en yüksek devlet memuru aylığı üzerinden, diğerlerine mevcut aylıkları üzerinden, 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenir. Bu bent hükümlerine göre ilgililere fazla olarak yapılan ödemeler, faturası karşılığı ilgili sosyal güvenlik kuruluşlarınca Hazineden tahsil edilir...” hükmü, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun 4 ncü maddesinde de “...a) Sakatlanarak bağlı oldukları sosyal güvenlik mevzuatına göre emekliye sevk edilenlere görev malullüğü aylığı bağlanır. -b) Emekli aylığı almakta iken sakatlananların almakta oldukları aylıkları görev malullüğü aylığına dönüştürülür. -c) Ölenlerin kendilerine bağlanması gereken görev malullüğü aylığı, dul ve yetimlerine intikal ettirilir.Bu madde gereğince ilgili sosyal güvenlik kurumlarınca kendi mevzuatlarına göre bağlanan aylıklar, (5434 sayılı Kanunun 18/1/1979 gün ve 2177 sayılı Kanunla değişik 64 üncü maddesinden yararlananlar hariç) % 25 artırılarak ödenir. -d) Herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olmayanların sakat kalmaları halinde, öğrenim durumlarına göre 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 36 ncı maddesi hükümlerine göre belirlenecek giriş derece ve kademeleri üzerinden (Öğrenimi bulunmayanların ilkokul mezunu gibi) kendilerine, ölümlerinde dul ve yetimlerine 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre T.C. Emekli Sandığınca görev malullüğü aylığı % 25 artırılarak bağlanır. Bu madde hükümlerine göre T.C. Emekli Sandığınca artırılarak bağlanacak aylıklar; hiçbir suretle aynı derece, kademe ve ek göstergedeki emsaline 5434 sayılı Kanunun 2177 sayılı Kanunla değişik 64 ncü maddesi (e) fıkrasının son bendi gereğince bağlanması gereken miktarlardan fazla olamaz.” hükmü bulunmaktadır.

    Bu hükümlerden anlaşıldığı üzere, 5434 sayılı Kanunun 64 ncü maddesine göre ödenecek olan aylıklar, 3713 sayılı Kanunun atfı ile 2330 sayılı Kanuna göre ödenecek olan aylıklardan daha düşüktür. Diğer bir ifadeyle 2330 sayılı Kanunun 4 ncü maddesine göre ilgili sosyal güvenlik kurumlarınca bağlanacak aylıklar % 25 artırılarak ödeneceği için ve ölenlerin kendisine bağlanması gereken görev malullüğü aylığı belli oranlarda indirim yapılmaksızın, dul ve yetimlere intikal ettirileceği için 2330 sayılı Kanun hükümlerine göre aylık almak daha avantajlı görünmektedir.

    Davacı vekilinin talebi de davacılara 3713 sayılı Kanunun 21 nci maddesi atfı ile 2330 sayılı Kanun hükümlerine göre aylık ödenmesidir.

    Ancak davacı vekilinin bu talebi yasal dayanaktan yoksundur. Zira 3713 sayılı Kanunda (1.maddede) terörün tanımı yapılmıştır. Davacıların murisi Hv.Plt.Yzb……………….’ın ölümü olayı terör nedeniyle değil bir askeri görevin ifası sırasındaki kaza nedeniyle vukuu bulmuştur. Dolayısıyla bu ölüm olayının 3713 sayılı TMK kapsamında değerlendirilmesine ve davacılara 2330 sayılı Kanun hükümlerine göre aylık bağlanmasına imkan bulunmamaktadır.

    Davacılar vekili 5434 sayılı Kanunun Ek 77 nci madde 1 nci fıkra (a) bendinde yer alan hükmün Anayasaya aykırı olduğunu ileri sürerek konunun Anayasa Mahkemesine götürülmesini talep etmiştir.

    5434 sayılı Kanunun Ek 77 nci madde 1 nci fıkrası ve (a) bendi hükmü “Bu Kanunun 64 ncü, 3.11.1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 23.4.1981 tarihli ve 2453 sayılı Yurt Dışında Görevli Personele Nakdi Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 18.12.1981 tarihli ve 2566 sayılı Bazı Kamu Görevlilerine Nakdi Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 28.2.1982 tarihli ve 2629 sayılı Uçuş, Paraşüt, Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağa Adam Hizmetleri Tazminat Kanunu ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ve 12.4.1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki görevler ile ayrıca barışta veya olağanüstü hallerde yapılan eğitim, tatbikat ve manevralar ile birlik halinde intikaller sırasında, bu harekat ve hizmetlerin sebep ve etkileriyle hayatlarını kaybedenlerin dul ve yetimleri ile malul olanlara, bunların ölümleri halinde de dul ve yetimlerine bu Kanuna göre bağlanan aylıklar, aşağıdaki esaslar dahilinde yükseltilir. a) Subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaşlar ile Emniyet Teşkilatı personeli ve Milli İstihbarat Teşkilatı personeli dahil sivil iştirakçilerin dul ve yetimleri ile malul olanlara, bunların ölümleri halinde de dul ve yetimlerine bağlanan aylıklar, kendisinden aylık bağlananlar ile malullerin emsalleri esas alınarak her yıl kademe ilerlemesi, her üç yılda bir derece yükselmesi işlemine tabi tutulur” şeklinde düzenlenmiştir.

    Anayasanın 152 nci maddesinde bir davaya bakmakta olan mahkemenin uygulanacak bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasaya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kararına ulaşılırsa Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar geri bırakılacağı belirtilmiştir. Davacı vekili davacılara 3713 sayılı Kanun 21 nci maddesi atfı ile 2330 sayılı Kanun hükümlerine göre aylık ödenmemesi işleminin iptalini talep etmiş, işlemin hukuka uygun olduğuna karar verilmiştir. Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülen 5434 sayılı Kanunun Ek-77 nci maddesi 1 nci fıkrası ve (a) bendi hükümlerinin davada uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Bu nedenle Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir.

    Yukarıda açıklanan sebeplerle;

    Yasal dayanaktan yoksun olan davanın REDDİNE,

    Dergi No:20
    Karar Dairesi:AYİM 3.D.
    Karar Tarihi:27.05.2004
    Karar No: E.2004/320
    Karar No: K.2004/883


    geri