ASKERİ YÜKSEK İDARE MAHKEMESİ (AYİM)

High Military Administrative Court


  • MSB Ana Sayfa
  • AYİM Ana Sayfa
  • Makaleler
  • Makale Arama
  • Kararlar
  • Karar Fihristi
  • Karar Arama
  • İçtihatı Birleştirme Kararları
  • Kararlar

    ESASA İLİŞKİN KARARLAR
    Emeklilik
    EMEKLİLİK ONAYI


    KARARLAR
    geri

    EMEKLİLİK ONAYI

    ÖZETİ:Mahkeme kararına bağlı olarak idarece hakkında resen tard işlemdi uygulanıp TSK. ile ilişiği kesilen davacının; açıkta (sivil statüde) iken malul hale gelmesi sonrasında 5434 sayılı Kanunun 54.maddesi gereğince adi malul sayılıp, maluliyet aylığı bağlanabilmesi için kendi kuvveti komutanlığınca maluliyet onayı alınabilmesine imkan olmadığı gibi, aylığın doğrudan emekli sandığınca bağlanmasına hukuki bir engel de mevcut değildir.

    Davacı vekili 13 Ocak 1994 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 10 yılı aşkın bir süre J. Genel Komutanlığı emrinde Astsubay olarak görev yapan müvekkilinin üstçavuş rütbesinde iken yangılandığı Mersin Ağır Ceza Mahkemesince ağır hapis cezasına ve memuriyetten Meni’ ne dair verilen cezanın kesinleşmesi üzerine tard edilerek T.S.K. den ilişiğinin kesildiğini, daha sonra sağlığının bozulduğunu ve Manisa Devlet Hastanesinin Sağlık Kurulu raporu ile çalışarak hayatını kazanamayacağının belirlendiğimi, adi malûllük aylığı bağlanması için yapılan başvuru üzerine T. C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce J. Genel Komutanlığından davacı hakkımda emeklilik onayı istendiğini, ancak anılan komutanlığın, davacının T.S.K. den ilişkisinin kesiliş biçimine göre sivil kişi durumuna düştüğü gerekçesiyle istenen onayın verilmediğini, oysa ki hizmet süresine göre adi malûllük aylığının bağlanabilmesi iğin davacının görev yaptığı kurum olan Genel Komutanlığın adi malûl onayı vermesi gerektiğini, ateşine tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğunu iddia ve iptalini talep etmiştir.

    5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununun Adi Malûllük aylığı başlıklı 53 ncü maddesinde fiili hizmet müddetleri en az on yıl olan iştirakçilerden malûllük dolayısıyla vazifeden ayrılanlara aylık bağlanacağı hükmünü amirdir.

    Davacı J. Genel Komutanlığı emrinde Astsubay olarak 10 yılı tamamlamış ise de malûllüğü dolayısıyla değil ağır hapis cezasına ve tardına hükmedildiği nedeniyle vazifeden ayrıldığından, aynı kanunun 88 ve 87/e maddeleri uyarınca iştirakçilik süresi itibariyle kesenekleri de geri verilmemiştir. Bu madde uyarınca kesenekleri iade edilmemiş olanlardan 60 yaşını doldurmadan evvel adi malûl durumuna girenlere adî malûllük aylığı bağlanacağı da 54 ncü maddede öngörülmüştür.

    Davada uyuşmazlık, davacının bu madde kapsamında maluliyetine göre aylık bağlanıp bağlanamayacağına ilişkindir. Çözümü içinde iki sorunun çözümü gereklidir. Bunlardan ilki vazifeden ayrılırken 10 yılını tamamlamış olması ve buna bağlı olarak keseneklerinin geri verilmemesi, ikinci sorun ise ilgilinin malûl duruma girmesidir.

    Dava somutunda davacının kamu görevlisi olduğu, J. Genel Komutanlığında geçen hizmet süresi, fiili hizmet zamanı konusunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu hususlara ilişkin bilgi ve belge eksikliği mevcut ise sandığın bu bilgi ve belgeleri kurumundan (J. Genel Komutanlığından) istemesi ile giderilebilir. Bu bilgi ve belgelerin istenmesi ve J. Genel Komutanlığınca gönderilmemesi davaya konu değildir. Ayrıca böyle bir durumda söz konusu değildir.

    5434 sayılı kanunun, 1101 sayılı kanunun 3. maddesi ile getirtilen geçici l nci madde olup 121 nci geçici maddesinde Emekli Sandığı kanununda öngörülen tüm aylık bağlama, tahsis ve ödeme işlemlerinin sandıkça yapılacağı belirtilmekte, ayrıca 1962 sayılı kanunun birinci maddesiyle getirilen ek madde 30'da sandığın, kurumlarca gönderilen belgelerin resen inceleneceği esası hükme bağlanmıştır.

    Davacının vazifeden ayrılış şekli itibarîyle Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu olmadığı tartışmasızdır. Keza Türk Silahlı Kuvvetleri emeklisi statüsünü de kaybetmiştir. Zira Askeri Ceza Kanununun 30 ncü maddesi uyarınca tard cezasının herhalde hüküm olunmasını, hatta karar da ayrıca belirtilmemiş olsa bile tardı gerektiren rüşvet almak suçundan (1632 sayılı As. C. K. 30/A2) bir yıl bir ay on gün Ağır Hapis cezasına (aynı madde Al bendi) mahkum olmuştur. Aynı kanunun 31 ncü maddesi gereğince askeri rütbe ve unvanı, nişan ve madalyaları, diploma ve şahadetnameleri geri alınmıştır. Orduya astsubay olarak geri dönmesi de mümkün değildir. 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 108 nci maddesine göre de mahkeme kararıyla astsubaylıktan çıkartılanlar derhal telhis edilir. Mecburi hizmetlini tamamlayamayanların bu hizmetleri ER olarak tamamlatılır. Bu büklümler birlikte değerlendirildiğinde davacının Asker Kişi sayılmayacağı sonucu çıkmaktadır. Niteldim, Türk Silahlı Kuvvetleri Hizmet Kanunu (Md. 695 ve 211 sayılı îç Hizmet Yönetmeliği (Md. 327) subay ve astsubayların. Silahlı Kuvvetlerden ayrılmalarından sonraki evrede Askeri Sağlık Kuruluşlarının sağlık hizmetlerinden yararlanmalarını "Tur!k Silahlı Kuvvetleri emeklilik statülerini korumaları" koşuluna bağlanmıştır. Bu statüyü kaybedenlere askeri sağlık kurumlarından yararlanma hakları bulunmadığından sağlık fişi verilmemesi işlemimin hukuka aykırı bir yönünün bulunmadığına dair AYIM kararları da mevcuttur. (1. D. 5.2.1985 E. 36K. 3'2 Ved.) Bu itibarla davacının kesinleşmiş ceza mahkumiyetini ve onun kanuni sonucu olan tard yoluyla ilişkisinin kesilmesini hizmetsiz kılacak adi malûllük onayının J. Genel Komutanlığınca verilmesine hukuken olanak yoktur. Esasen 5434 sayılı kanunun 54 ncü maddesi kapsamında davacıya adi malûllük aylığı bağlanması için buna gerek olmayıp sandıkça bu maddede öngörülen koşulların değerlendirilmesi yeterlidir.

    Yukarıda açıklanan nedenlerle hukuki dayanağı bulunmayan DAVANIN REDDİNE,

    Dergi No:10
    Karar Dairesi:AYIM.1.D.
    Karar Tarihi:13.12.1994
    Karar No: E.1994/788
    Karar No: K.1994/1481


    geri