ASKERİ YÜKSEK İDARE MAHKEMESİ (AYİM)

High Military Administrative Court


  • MSB Ana Sayfa
  • AYİM Ana Sayfa
  • Makaleler
  • Makale Arama
  • Kararlar
  • Karar Fihristi
  • Karar Arama
  • İçtihatı Birleştirme Kararları
  • Kararlar

    ESASA İLİŞKİN KARARLAR
    Kimlik Kartı - Sağlık Fişi - Silahla İlgili İşlemler
    EMEKLİ SUBAY / ASTSUBAY KİMLİK KARTLARI


    KARARLAR
    geri

    EMEKLİ SUBAY / ASTSUBAY KİMLİK KARTLARI

    ÖZETİ:Disiplinsizlik nedeniyle YAŞ kararı ile ayırma işlemine tabi tutulan subayın ilgili mevzuat hükümleri uyarınca emekli subay kimlik kartı ve tabanca menşei belgesi alma hakkı bulunmamaktadır.

    Davacı 5.6.1995 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; TSK. lerine nasp edildiği 30.8.1981 tarihinde, muvazzaf subay ve askeri memurlara verilecek elbise ve teçhizat hakkındaki 4608 Sayılı Ek 7.12.1962 ve 128 sayılı kanun gereğince 1 adet ordu tipi tabanca aldığını, bu tabanca ve mermilerin kendi şahsi mülkiyetinde olduğu Silahlı Kuvvetlerden emekli edilerek ilişiğinin kesildiği takdirde dahi mülkiyetinin devam edeceği bu kanun ve hukukun gereği olduğunu, nitekim 27.10.1.984 tarih ve 3085 sayılı kanunun Silahlı Kuvvetlerden ilişiği kesilen subayların bu tabancalarını başkalarına devredebileceği hakkında hüküm sevk ettiğini, hal böyle iken Silahlı Kuvvetlerden emekli edilmesi nedeniyle mülkiyeti şahsına ait tabancanın kendisinden alınmasının yukarıda numaraları belirtilen kanunlara ve hukuka aykırı olduğundan davalı Bakanlığın tabancasına ait menşei belgesi verilmemesi işleminin iptalinin gerektiğini, Silahlı Kuvvetlerde hizmet yaparken sahip olduğu subay kimlik kartında emekli edildikten sonra emekli subay kimlik kartı veya müstafi subay kimlik kartı ile değiştirilmesi gerekirken aksi işlem yapan davalı Bakanlığını bu konudaki işleminizde iptalinin gerektiğini, zira mecburi hizmetlerini doldurmadan çeşitli sebeplerle müstafi subaylara ordu evleri ve askeri lojmanlardan istifade etmeleri için kimlik kartı verildiğini, kendisinin de hiç olmazsa aynı statüde kabul edilerek emekli subay kimlik kartı almasının gerektiğini, askeri hastanelerden, sivillerden dahi gerekli belgeleri sağlayarak istifade eden kimselerin bulunduğu bir statü içerisinde, yıllardır Türk Silahlı Kuvvetlerine hizmet etmiş bir subayın bu imkanlardan mahrum edilmesinin hakkaniyet ve hukuka aykırı bir durum olduğunu davalı idarenin bu konudaki işleminin de yanlış olduğunu, arz ettiği nedenlerle tabancasına ait menşei belgesi verilmemesi, emekli subay kimlik kartı verilmemesi, askeri hastanelerden istifade etmesini sağlayan sağlık cüzdanının verilmemesine dair işlemlerin iptaline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır.

    Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapmakta iken Yüksek Askeri Şuranın 19.12.1994 gün ve 5 sayılı kararı ile 926 sayılı T.S.K. Personel Kanununun 507 c maddesi ve Subay Sicil Yönetmeliğinin 99 ile 100 ncü maddeleri uyarınca disiplinsizlik nedeniyle Silahlı Kuvvetlerden ayrılmasına karar verilen ve 13.1.1995 tarihinde Silahlı Kuvvetlerle fiilen ilişiği kesilen davacıya emekli subay kimlik kartı, tabanca menşei belgesi ve sağlık cüzdanı verilmemesi üzerine bu işlemlerin iptali istemiyle dava açtığı anlaşılmıştır.

    Davacı tabanca menşei belgesi verilmemesi işleminin de iptalini istemiş isede menşei belgesinden neyi kastettiğini açıklanması gerekli görülmüştür.

    Davacıya "128 Sayılı Muvazzaf Subay ve Askeri Memurlara Verilecek Elbise ve Teçhizat Hakkında 4608 Sayılı Kanuna Ek Kanun"un 1 nci maddesi uyarınca bir adet ordu malı 9 mm. çapında 7767765 seri nolu Kırıkkale marka tabanca verilmiştir ve halen bu tabanca davacıdadır. Başka bir anlatımla davacıda bulunan tabancanın menşei bellidir. Bu hususta esasen taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davacının istemi emekli subayların kendilerine verilen kimlik kartına işlenmek şartıyla ateşli silah taşıma ve bulundurma yetkileri bulunduğundan kendisine de kimlik kartına işlenmiş tabanca bulundurma ve taşıma ruhsatı yerine kaim olacak belge verilmesini teminidir.

    Davacıya emekli subay kimlik kartı, tabanca menşei belgesi ve sağlık cüzdanı verilmediğine göre, bu belgelerin kimlere verilebileceğinin, durumu itibariyle davacının hak sahibi olan kişiler arasında sayılıp sayılmayacağının karar yerinde tartışılması gerekli görülmüştür.

    926 Sayılı T.S.K. Personel Kanununun 8 nci maddesinde "emeklilik" hakkı düzenlenmiş, 9 ncu maddesinde "çekilme" hakkına yer verilmiş, 50 nci madde ile "çeşitli nedenlerle silahlı kuvvetlerden ayrılacak subaylar hakkında yapılacak işlem"ler hükümlere bağlanmış, 112 ve müteakip maddelerle "yükümlülük" ve "istifa" halleriyle ilgili hükümler öngörülmüştür. Silahlı Kuvvetlerde hizmet görmekte olan personelden çeşitli nedenlerle, örneğin; kadrosuzluk, yetersizlik, sağlık, disiplinsizlik ve ahlaki yönden ya da istifaen emeklilik suretiyle Silahlı Kuvvetlerden ayrılanlardan hangilerinin Silahlı Kuvvetler Emeklisi sayılacağı hususunda 926 sayılı kanunun yeterli açıklık taşıdığı söylenemez.

    Bununla birlikte, bazı haklardan yararlanabilmek için "Türk Silahlı Kuvvetleri Emeklilik Statülerini Muhafaza Eden Subay..." ya da "Türk Silahlı Kuvvetleri Emeklileri.." kavramlarına mevzuatımızda yer verildiğine rastlanmaktadır. 211 Sayılı T.S.K. İç Hizmet Kanununun 69/b (2), (3), (4) Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliğinin 287 ve 327 nci maddeleri, T.S.K. Mensupları ile Bunların Emeklilerine ve Aile Fertlerine Verilecek Kimlik Kartı Yönergesinin 1 nci maddesinin (c) bendi, 2 nci maddesinin (b) bendi bunlar arasında sayılabilir. Bu bağlamda, Silahlı Kuvvetlerle ilgili mevzuatın sağladığı bir takım haklardan yararlanılması için, "Silahlı Kuvvetler Emeklisi Olmak" ve "Silahlı Kuvvetler emeklilik statüsünü devam ettirmek" koşullarına sahip bulunması gerekmektedir.

    Emeklilik genelde, kamu görevlilerinin özel kanunlarında öngörülen belli süre kadar kamu hizmetinde çalıştıktan sonra kamu görevlisi statüsünden çıkarak, emekli aylığı bağlanmak suretiyle ilgilinin emeklilik statüsüne geçmesi şeklinde tanımlanabilir.

    Silahlı Kuvvetler emeklisi sayılacaklarla ilgili bir düzenleme, 6136 sayılı kanunun 7 nci maddesinin 4/A bendinde yer almaktadır. Madde de "mahkeme kararı ile ya da haklarında verilen mahkûmiyet karalarının sonucu olarak T.S.K. nden tard veya ihraç edilenler, rütbesinin geri alınmasına hükmolunanlar ile 926 sayılı kanunun 50 nci maddesinin (c) bendi uyarınca disiplinsizlik veya ahlaki durum sebebiyle ayırma işlemine tabi tutulanlar veya 1402 sayılı kanunun 2 nci maddesi gereğince emekli edilenler hariç olmak üzere emekli subay ve astsubayların, ateşli silahları taşıyabilecekleri veya meskenlerinde ya da işyerlerinde bulundurabilecekleri belirtilmiştir.

    Aynı maddenin 2 nci fıkrasında, emekli subaylar ve astsubayların ilgili Kuvvet Komutanlıkları veya Jandarma Genel K.lığının kayıtlarına geçmek ve bu makamlarca verilen kimlik kartlarına işlenmek koşuluyla ateşli silah taşıyabilecekleri ya da bulundurabilecekleri, bu şekilde düzenlenecek kimlik kartlarının taşıma ve bulundurma izin belgesi yerin geçeceği açıklanmıştır.

    Bunun gibi Silah Taşıma ve Bulundurma Yetkisine Sahip Emekli Kamu Görevlileri için Düzenlenecek Kimlik Kartları ile Diğer Belgeler Hakkında Yönetmeliğin İkinci Bölümünde 6136 sayılı kanunun 7 nci maddesine paralel hükümler getirilmiştir.

    Değinilen hükümler karşısında, "Türk Silahlı Kuvvetleri emeklisi" veya "Türk Silahlı Kuvvetleri emeklilik statüsünü devam ettirmek" kavramıyla, 25 yıllık emeklilik hizmet süresini Silahlı Kuvvetlerde doldurduktan sonra;

    a. Kendi isteğiyle, istifaden Silahlı Kuvvetlerden emekli olan,
    b. Kadrosuzluk nedeniyle haklarında emeklilik işlemi yapılan,
    c. Sağlık nedeniyle emekli edilen,
    d. Yetersizlik nedeniyle emekli edilen,
    subayların murat edildiği sonucuna varılmaktadır.

    Elbette bu halleri olan birisiyle emeklilik statüsüne geçirilenlere hizmet sürelerine bakılmaksızın 5434 sayılı kanunun 55 ve müteakip maddeleri uyarınca vazife malûlü, 64 ncü maddesi uyarınca harp malûlü sayılacakları eklemek kaçınılmazdır.

    Belirtilen hallerden birisi ile emeklilik statüsüne geçirilen T.S.K. emeklisi olan şahsın, bu durumunun sağladığı emekli kimlik kartı verilmesi ve verilecek kimlik kartının özel hanesine tabancasının işlenebilmesi gibi bazı haklardan emekliliği süresince yararlanabilmesi için T.S.K. emeklilik statüsünü de koruması gerekmektedir.

    Esasen Türk Silahlı Kuvvetleri emeklileri ile bunların yakınlarına emeklilik kimlik kartı verileceğine öngören direkt bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Bu konuda tek hüküm, o da verilecek kimlik kartlarına tabancaların işleneceği hükmünü taşıyan, 6136 sayılı kanun ile bu kanuna göre çıkarılan Yönetmeliğin yukarıda değinilen en direkt hükümleridir. Kimlik kartlarının veriliş usul ve esaslarını detaylı biçimde düzenleyen kaynağın "Türk Silahlı Kuvvetleri Mensupları ile Bunların Emeklilerine ve Aile Fertlerine Verilecek Kimlik kartı Yönergesi (MSB. No.308) olduğu görülmektedir. Anılan Yönergede T.S.K. emeklisi subaylara ve yakınlarına kimlik kartı verileceği kabul edilmiştir. Yönergede, Silahlı Kuvvetler emeklileri ile emekliliklerinde Silahlı Kuvvetler emeklilik statüsünü koruyan ve bunların yakınlarına kimlik kartı verileceği, bunların dışında kalanların bu haktan yararlandırılamayacağı geniş ve ayrıntılı hükümlere bağlanmıştır. Nitekim Yönergenin 3 ncü maddesinin (F) bendi (f) alt bendinde "926 sayılı TSK. Personel Kanununun 50/c ve 94/b maddesi gereğince disiplinsizlik veya ahlaki durumları nedeniyle ayırma işlemine tabi tutulanlar"a kimlik kartı verilmeyeceği hükme bağlanmıştır.

    Davacı Silahlı Kuvvetlerden disiplinsizlik nedeniyle emekli edilmiştir. Hizmet süresi ne olursa olsun, disiplinsizlik nedeniyle emekli edilenlere emeklilik kimlik kartı verilmeyeceği, 6136 sayılı kanunun 7 nci maddesi 1 nci fıkrasının 4/A bendinin, 2 nci fıkrasının Silah Taşıma ve Bulundurma Yetkisine Sahip Emekli Kamu Görevlileri İçin Düzenlenecek Kimlik Kartları İle Diğer Belgeler Hakkında Yönetmeliğin 5 nci maddesinin, T.S.K. Mensupları ile Bunların Emeklilerine ve Aile Fertlerine Verilecek Kimlik Kartı Yönergesinin 3/f2 maddesinin açık ve bağlayıcı hükümlerinde vurgulanmıştır. Davacının emekliye sevk edilişine neden alınan durumu itibariyle emekli subay kimlik kartı ile tabanca menşei belgesi verilmesinde hak sahibi sayılması hukuken olanaksızdır. Davacının emekli ediliş nedeni esas alınarak, belirtilen hükümlere dayanılıp, kendisine emekli subay kimlik kartı ve tabanca menşei belgesi verilmemesine ilişkin işlemlerin tüm unsurlarıyla hukuka uyarlı oldukları sonuç ve kanaatına varılmıştır.

    211 sayılı T.S.K. İç Hizmet Kanununun 3683 sayılı kanunla değişik 70 nci maddesi "subay, askeri memur ve astsubay emeklileri ile bunların 5434 Sayılı Kanun hükümlerine göre sağlık hizmetlerinden yararlanabilecek aile fertleri ve dul ve yetimleri, harp ve vazife malûllüğü gerektiren sebeplerden dolayı ölen erbaş ve erlerin aylık almaya müstahak dul ve yetimleri ve askeri hemşire emeklileri, diğer resmi sağlık kurum ve kuruluşları yanında, askeri sağlık kurum ve kuruluşlarından da yararlanabilirler. Bunların tedavi giderleri emekli sandığınca ilgili mevzuat hükümlerine göre karşılanır ve sağlık karneleri Emekli Sandığı tarafından verilir.

    Birinci fıkrada sayılan hak sahipleri ayrıca, 211 sayılı Kanunun 66 nci maddesinin (b) fıkrası hükmünden de yararlanırlar.

    Subay, askeri memur ve astsubayların, 69 ncu madde kapsamındaki büyük ebeveynleri ile erkek ve kız kardeşleri ve evlat edinenlerin, muayene ve tedavileri ise sadece askeri sağlık kuruluşlarında ve İç Hizmet Kanunu hükümlerine göre yapılır. Bunlara ait tedavi giderleri Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel K. lığı ve Sahil Güvenlik K. lığı bütçelerinden ödenir, hükmünü içermektedir.

    Bu hükme paralel olarak T.S.K. İç Hizmet Yönetmeliğinin 327 nci maddesi değiştirilmiş, 31.5.1991 gün ve 20887 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulan yeni maddede yasa hükmüne benzer düzenlemeler getirilmiştir.

    Görüldüğü üzere, T.S.K.nden emeklisi sayılacaklar ile harp ve vazife malûlü olanlar ve bunların yakınlarına sağlık karnesi verileceği maddelerde açıklanmıştır. Disiplinsizlik nedeniyle Silahlı Kuvvetlerden hakkında ayırma işlemi yapılan davacının yukarıda açıklandığı gibi Silahlı Kuvvetler emeklisi sayılması olanaksızdır. Emekliliğe tabi hizmet süresi henüz yirmi yıl iki ay onsekizgün olduğundan emekli sandığınca emekli aylığı bağlanması söz konusu edilemez; Silahlı Kuvvetler emeklisi sayılmayan, emekliliğe tabi hizmet süresi de 25 yılı doldurmayan davacıya, sağlık karnesi verilmemesine yönelik işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır.

    Hakkında tesis edilen işlemler hukuka uyarlı bulunduğundan, davacının ileri sürdüğü iddiaları kabule değer bulunmamıştır.

    Açıklandığı üzere, Emekli Subay Kimlik Kartı tabanca menşei belgesi ve sağlık karnesi verilmemesine ilişkin işlemlerde hukuka aykırı bir yön bulunmadığından, yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE,

    Dergi No:12
    Karar Dairesi:AYİM.2.D.
    Karar Tarihi:08.11.1996
    Karar No: E.1995/1030
    Karar No: K.1996/918


    geri