ASKERİ YÜKSEK İDARE MAHKEMESİ (AYİM)

High Military Administrative Court


  • MSB Ana Sayfa
  • AYİM Ana Sayfa
  • Makaleler
  • Makale Arama
  • Kararlar
  • Karar Fihristi
  • Karar Arama
  • İçtihatı Birleştirme Kararları
  • Kararlar

    ESASA İLİŞKİN KARARLAR
    Emeklilik
    HİZMET BORÇLANMASI


    KARARLAR
    geri

    HİZMET BORÇLANMASI

    ÖZETİ:Üniversite ve Fakültelerin lisan öğretimine yönelik hazırlık sınıflarında geçen süreler, emeklilik yönünden fiili hizmet süresinden sayılmaz.



    Fiili hizmet müddeti, 5434 Sayılı TC Emekli Sandığı Kanununun 31 nci maddesinde "Fiili hizmet müddeti, iştirakçinin 30 ncu madde gereğince bu kanunla tanınan haklardan faydalanmaya başladığı tarihten itibaren tam kesenek vermek suretiyle geçirdiği müddettir" diye tanımlanmıştır.

    Aynı maddenin 6 ncı fıkrası fakülte ve yüksek okulların normal öğrenim süresi dışında kalan sürelerinin fiili hizmet süresine eklenemeyeceğini belirttikten sonra 7 nci fıkrası ile de fakülteyi tamamlayamayarak ayrılanların okulda geçen öğrenim süresinin fiili hizmetten sayılamayacağını öngörmüştür.

    15.7.1965 tarih ve 670 Sayılı Kanunla TC Emekli Sandığı Kanununun 12/IIJ, 15, 31, 37 ve 105 nci maddeleri değiştirilmiş ve Kanuna bazı fıkralar ile maddeler eklenmiş bulunmaktadır. Bu Kanunla fakülte ve yüksek okulları askeri öğrenci olarak okuyanlar ile sivil öğrenci iken askeri öğrenciliğe geçen ve daha sonra subay nasbe dilenlerin fakültenin lisans süresinin fiili hizmet süresine eklenmesine olanak sağlanmıştır. Kanunun geçici maddesinde bunun ilerisinde bir hak tanınmamış, sadece askeri liselerden mezun olup da Harp Okuluna girenlerle Fakülte ve Yüksek Okullara devam eden öğrencilerin, aynı kaynaktan (askeri liseden) gelmeleri şartıyla, fiili hizmet sürelerinin başlangıç tarihim aynı tarihe götürmüş, böylece eşitliğin bozulmaması amaçlanmış bulunmaktadır.

    Görüldüğü üzere 670 Sayılı Kanunda, Fakülte öğrenim süresi dışında kalan Üniversite Hazırlık Sınıfında geçirilmiş olan sürenin fiili hizmet süresine eklenmesine olanak tanıyan bir hükme rastlanılmamaktadır.

    29.6.1978 tarih ve 2168 Sayılı Kanuna gelince: Bu Kanun fakülte ve yüksek okulu askeri öğrenci olarak okuyanlarla ilgili bulunmamaktadır. Kanun, fakülte ve yüksek okulu kendi nam ve hesabına okuduktan sonra muvazzaf subay nasbe dilenlerle yedek subaylık hizmetini tamamladıktan sonra muvazzaf subaylığa geçenleri ve, ayrıca astsubayların sınıf okullarında geçen sürelerinin, hizmet borçlandırması istemiş olmak koşuluyla, fiili hizmete eklenmesine olanak sağlayan bir yasadır. Böylece 670 Sayılı Kanunda unutulmuş yahut göz önüne alınmamış muvazzaf subay ve astsubaylara, eşitlik ve idarenin bütünlüğü ilkeleri dikkate alınıp fakülte ve yüksek okul süresi fiili hizmete eklenerek paralellik sağlanmıştır. 2168 Sayılı Kanunun geçici madde : l hükmüne göre de sadece "fakülte ve yüksek okulun öğrenim süresi" fiili hizmet süresine eklenmektedir. Görülmektedir ki burada da fakülte ve yüksek okulun öğrenim süresinden söz edilmiş, Hazırlık sınıfının fiili hizmet müddetine ekleneceğine ilişkin sözcük yer almamıştır.
    Konu, "öğrenim süresi" nin hangi tarihten başlayacağı, bazı üniversitelerin hazırlık sınıflarının ""Fakülte öğrenim süresi" nden sayılıp sayılmayacağı noktasında düğümlenmektedir.

    ODTÜ' nin dosyada bulunan 24 EYLÜL 1981 tarih ve KKİM/4605535014470 Sayılı yazılarında da belirtildiği üzere davacının yaptığı lisans öğrenimi dört yıldır. Esasen bu konuda taraflar arasında bir uyuşmazlık da bulunmamaktadır.

    Bilindiği üzere, Üniversitelerimizde ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrenimleri yapılmaktadır.

    Burada üzerinde durulması gereken husus gerek 670, gerekse 2168 Sayılı Kanunların bahsini ettikleri "fakülte ve yüksek okulların öğrenim Süresi" kavramının lisans öğrenimi yanında ayrıca Hazırlık Sınıfını da kapsamına alıp almadığıdır.

    Hazırlık Sınıfı, adı üzerinde belirli bir öğrenime ortam hazırlayan bir sınıftır. Hazırlık sınıfında, okutulan yabancı dil bilgisinin sadece belirli bir düzeye çıkartılması amaçlanmaktadır. Lisedeki öğrenimden dolayı yahut sair suretlerle yabancı dil bilgisi yeterli olanların hazırlık sınıfını okumadan doğrudan fakültenin birinci sınıfına kaydolması da mümkündür. Örneğin Anadolu Lisesinde Ortaokul Hazırlık sınıfına kaydolması da mümkündür. Anadolu Lisesinde Ortaokul Hazırlık sınıfını da okuyarak orta öğrenimini (7) yılda bitiren bir öğrenci ile ilkokuldan birlikte mezun olan, ancak klasik lise öğrenimi yapan, dolayısıyla orta öğrenimi 6 yılda tamamlayan iki arkadaş düşünelim. Altı yılda orta öğrenimi tamamlayan bir öğrencinin yabancı dili yeterli düzeyde de olabilir. O takdirde ilk okuldan birlikte mezun olan arkadaşından aynı fakülteyi toplam iki yıl daha önce bitirmiş olabilecektir, örnekler çoğaltılabilir. Demek oluyor ki, liseden mezuniyet yılının esas alınması ve hazırlık sınıfının da "fakülte öğrenim süresi" olarak kabulü mümkün görülmemektedir.

    Diğer yandan, memuriyet intibak işlemlerinde de ortaokul hazırlık yahut Üniversite hazırlık sınıflarının dikkate alınmadığı, intibakın sadece fakültenin normal öğrenim süresi dikkate alınarak yapıldığı bilinmektedir.

    Fiili hizmet müddeti yönünden de durum böyledir. Nitekim 5434, 670 ve 2168 Sayılı Kanunlarda Üniversite hazırlık sınıflarının daha sonra subay nasbe dilen asker sivil öğrenciler için fiili hizmet müddetine ekleneceğine ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır.

    Diğer taraftan, konuyla direkt ilgisi olmamakla beraber, 8.8.1968 gün ve 12971 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Subay Meslek Programlan Yönetmeliğinin 29/b maddesinde "Üniversite ve yüksek okullar veya benzeri müesseselerde ihzarı (hazırlık) sınıfları tahsil süresine dahil edilmez" hükmü yer almıştır.

    Sonuç itibariyle 5434 Sayılı Kanunun 31 nci maddesinin "normal öğrenim süresi", Harp okulu, fakülte ve yüksek okullar ile astsubay sınıf okullarından bahsetmesi, 670 ve 2168 Sayılı Kanunların dahi "Üniversite Hazırlık Sınıfından" bahsetmemesi karşısında davacının ODTÜ. Hazırlık Sınıfının 5434 Sayılı Kanunun öngördüğü fiili hizmet süresine eklenmesine ilişkin isteminin yerine getirilmesine yasal olanak bulunmamaktadır.

    Yukarıda belirtilen nedenlerle, yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE,

    KARŞI OY YAZISI

    24.7.1965 tarihinde yürürlüğe giren 670 Sayılı Kanunla 5434 Sayılı TC Emekli Sandığı Kanununun 12 nci maddesinde değişiklik yapılarak "Harp Okulları ile Fakülte ve Yüksek Okullarda Silahlı Kuvvetler hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken askeri öğrenci olanlar" iştirakçi sayılmış ayrıca geçici bir madde ile, "Bu kanunun yürürlüğe girmesinden önce üniversitelerin çeşitli fakülteleri ile yüksek okullarda tahsil yaparak muvazzaf subay ve askeri memur nasbe dilenler ile halen Silahlı Kuvvetler hesabına fakülte ve yüksek okullarda okuyan askeri öğrencilerden bu kanunun 12 nci maddesinden tam olarak faydalanmamış olanların fakülteye giriş tarihinden subay veya askeri memur nasbe dildikleri tarihe kadar geçen süre; 31 nci maddenin 6 nci fıkrası hükmü saklı kalmak şartı ile, fiili hizmet süresinden sayılır. Bundan doğacak borçlanma, iştirakçiler tarafından Emekli Sandığına ödenir. Bunlardan, askeri liselerden mezun olup ta fakültelere girenlerin emeklilik hizmetlerinin başlangıcı, aynı tarihte askeri liseyi bitirip harp okullarına giren emsallerininki gibi hesaplanır." hükmü getirilmiştir.

    Davacının 23.8.1983 tarihinde ODTÜ. Kimya Mühendisliği bölümüne kaydını yaptırdığı, 9.12.1963 tarihinde askeri öğrenciliğe geçirildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.

    Uyuşmazlık davacının hazırlık sınıfında geçirdiği sürenin emeklilik hizmet süresinden sayılıp sayılamayacağı konusundadır.

    670 Sayılı Kanunun gerekçesinden de anlaşılacağı gibi Harp okulları, fakülte ve yüksek okullarda Silahlı Kuvvetler adına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken askeri öğrenci olanların, öğrenim sürelerinin emeklilik hizmet süresinden sayılmasının esas nedeni, bunların diğer askeri öğrencilerden farklı olarak askeri mükellefiyetler üstlenmeleridir. Gerçekten 211 Sayılı İç Hizmet Kanununun 113 ncü maddesine göre, liselerden yukarı okul, yüksek okul ve üniversitelerde okuyan askeri öğrenciler Askeri Ceza Kanunu ve Askeri Mahkeme Usulü Kanunları ile, bu kanunun tatbikatı bakımından askerlik mükellefiyeti altına girmiş kabul edilmekte ve diğer askerler hakkında tatbik olunan hükümler bunlar hakkında da aynen tatbik edilmektedir.

    Üniversitelerin hazırlık sınıflarında askeri öğrenci olarak okuyanlar da, Üniversitelerin diğer sınıflarında okuyan askeri öğrenciler gibi askeri mükellefiyet altına girmekte, kendilerine Askeri Ceza Kanunu ve Askeri Yargılama Usulü Kanunu ve diğer hükümler uygulanmaktadır.

    Üniversitelerin hazırlık sınıfına kaydını yaptıran ve mükellefiyet altına giren askeri öğrencilerde Harp Okulu veya Fakülte ve Yüksek Okulların birinci sınıfına kaydını yaptıranlar gibi kayıt tarihlerinden itibaren ancak bir aylık intibak süresi içinde ayrılabilirler. Bu sürenin bitiminden sonra istekleriyle askeri öğrencilikten ayrılmaları mümkün değildir.

    Davalı idarece, ara kararına verilen cevaplarda da açıklandığı gibi hazırlık sınıfı öğrencilerine de üniversitelerin birinci sınıfında okuyan öğrenciler kadar harçlık ödenmektedir.

    Davacının hazırlık sınıfında öğrenim yaptığı tarihlerde yürürlükte bulunan 1750 Sayılı Üniversiteler Kanunu ile halen yürürlükte olan 2547 Sayılı Yüksek Öğretim Kanununa göre üniversitelerin hazırlık sınıflarına kaydını yaptırabilmek için üniversite seçme ve yerleştirme sınavlarına katılıp Üniversitenin muayyen bir fakültesine giriş hakkını kazanmak gerekmektedir. Hazırlık sınıfına kaydı yapılan öğrenciler de hazırlık okumayan öğrenciler gibi Kredi Yurtlar Kurumunun sağladığı kredi, yurt ve diğer sosyal yardımlardan yararlanabilmektedir. Hazırlık sınıfında başarısız olan öğrencinin üniversiteden kaydı silinmekte, yüksek öğretim kurumlarına girebilmesi için yeniden üniversite seçme ve yerleştirme sınavlarına katılması gerekmektedir.

    Askeri liseyi bitirip aynı üniversiteye kaydını yaptıran iki öğrenciden, hazırlık öğrenimi yapan ile doğrudan birinci sınıfa başlayan arasında üstlendikleri mükellefiyet, harçlık ve askeri öğrencilik statüleri bakımından hiçbir fark bulunmadığı halde, hazırlık öğrenimi emeklilik süresinden sayılmaması aynı statüde bulunan iki öğrenci arasında eşitsizliğe ve adaletsizliğe sebep olacaktır.

    670 Sayılı Kanunla getirilen geçici maddenin son fıkrasında "bunlardan askeri liselerden mezun olup da fakültelere girenlerin emeklilik hizmetlerinin başlangıcı, aynı tarihte askeri liseyi bitirip Harp Okullarına giren emsallerininki gibi hesaplanır" denilmiş olması da Kanun Koyucunun üniversitenin hazırlık sınıfına askeri öğrenci Dolarak okuyanların hazırlık sınıfında geçen sürelerinin emeklilik hizmet süresinden sayılmasını öngördüğünü göstermektedir.

    Açıklanan nedenlerle davacının ODTÜ. Hazırlık sınıfında askeri öğrenci olarak geçirdiği sürenin emeklilik hizmet süresinden sayılması ve davalı idarece aksi yönde tesis edilen işlemin iptalinin gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan çoğunluk kararına katılmadık.

    Dergi No:7
    Karar Dairesi:AYİM.Drl.Krl.
    Karar Tarihi:24.11.1988
    Karar No: 88/1620 EK.
    Karar No:


    geri