Bakan Akar ve Komutanlar Özel Kuvvetler İhtisas Kursu Kapanış Töreni’ne Katıldı





Bakan Akar, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal ve Genelkurmay İkinci Başkanı Korgeneral Metin Gürak ile Özel Kuvvetler Komutanlığındaki Özel Kuvvetler İhtisas Kursu Kapanış Töreni’ne katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan törende, kurs birincisi yaş kütüğüne plaket çaktı. Dereceye giren personel ile Kosova’dan gelen misafir askeri personelin brövelerinin Bakan Akar ve komutanlar tarafından verilmesinin ardından diğer kursiyerlerin bröveleri eğitmenleri tarafından takıldı.

"Şahit timi"nin salondaki yerini almasının ardından kursiyerler Özel Kuvvetler Yemini etti, bordo berelerini taktı. Törende konuşan Bakan Akar, Yeni Zelanda’da cuma namazı sırasında iki camiye yapılan terör saldırısına değinerek, "Bu olayın münferit bir olay olmadığını, ırkçı, örgütlü bir terör olay olduğunu görmemiz lazım. Eldeki veriler buna doğru götürüyor. Kesin olmamakla birlikte bu konuda bilgiler geldikçe bu şüphelerin kuvvetlendiğini hep birlikte görüyoruz.” diye konuştu.

İçinde bulunulan ortamın kritik olduğunu ifade eden Bakan Akar, "Türk, Müslüman düşmanlığının ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığının artığını hep beraber müşahade ediyoruz." diye konuştu.

Türk Silahlı Kuvvetleri olarak ata yadigârı olan 780 bin kilometrekarelik vatan toprakları ile 462 bin kilometrekarelik mavi vatan ve semaların korunmasını namus borcu olarak gördüklerini belirten Bakan Akar, "Ölürsem şehit, kalırsan gazi anlayışı içinde yapmamız gereken ne varsa hepsini ciddiyet, samimiyetle en iyi şekilde yapmaya devam edeceğiz." diye konuştu.

Türkiye’nin çevresindeki belirsizliklere, çatışmalara ve istikrarsızlıklara dikkati çeken Bakan Akar, "Bunlara karşı dikkatli, hazırlıklı olmamız lazım. Bize düşen ne ise bunu en iyi şekilde yapabilecek durumda olmamız lazım." dedi.

Terörle mücadelenin yeni safhasının 24 Temmuz 2015’te başladığını, gelinen noktada bölücü terör örgütü mensuplarının "girilemez" dediği alanlara girildiğini, "ulaşılamaz" dediği bölgelere ulaşıldığını belirten Bakan Akar, bu dönemde büyük kahramanlıkların gösterildiğini vurguladı.

Çukur operasyonlarıyla teröristlerin kazdıkları çukurlara gömüldüğünü hatırlatan Bakan Akar, 15 Temmuz’daki hain darbe girişiminin akamete uğratılmasının hemen arından Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekâtlarının başarıyla tamamlandığını kaydetti.

Operasyonların ardından temizlenen bölgelerdeki 315 bin Suriyeli’nin evlerine döndüğünü dile getiren Bakan Akar, TSK’nın sadece askeri değerleriyle değil, insani değerleriyle de dünyaya örnek olduğunu belirtti. Yapılan operasyonlardaki en büyük başarının şehit ve gazilere ait olduğunu aktaran Bakan Akar, "Şehitlerimizin, gazilerinin kanlarını yerde bırakmadık, onların sevdiklerinin gözyaşlarının hesabını sorduk, sormaya devam ediyoruz." dedi.

İDLİB’TEKİ SON DURUM

İdlib’de 4 milyon insanın güvenliğinin sağlanması, onların rahat huzuru ve yeni bir trajedinin yaşanmaması için ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini vurgulayan Bakan Akar, şöyle konuştu: "İdlib’deki faaliyetler devam ediyor. Bu konuda Rusya ile temaslarımız sürüyor. Sahada ilgili komutan arkadaşlarım, karargâhlarda ilgili personel, gerektiğinde de bakanlar düzeyinde bizler, Rusya ile gerekli konuşmaları yapmak suretiyle ateşkes ihlallerinin önlenerek ateşkesin korunmasına yönelik çalışıyoruz. Buradaki insanların rahat ve huzur içinde yaşaması için çaba harcıyoruz."

FIRAT’IN DOĞUSU

Fırat’ın batısına yönelik operasyonlarla kontrolün sağlandığını ancak olabilecek olumsuzluklara karşı da gerekli önlemlerin alındığını belirten Bakan Akar, "Fırat’ın doğusunda, Münbiç’te ciddi belirsizlikler var. Münbiç de bize daha önce verilen sözler çerçevesinde yapılması gereken hareketler var. Bunlar şu ana kadar yapılmadı. Bunu her seferinde muhataplarımıza hatırlatıyoruz." dedi.

Bununla ilgili planlama çalışmalarının en ince ayrıntılarına kadar sürdüğünü vurgulayan Bakan Akar, "Fırat’ın doğusu büyük çoğunluğu Arap kardeşlerimizin yaşadığı bölgeler. PKK/YPG’li teröristler buraya geldiler köylere, kasabalara çöktüler. İnsanlara her türlü ezayı, cefayı yapıyorlar. İnsanlara kadın, yaşlı çocuk demeden her türlü baskı, zulmü yapıyorlar” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin komşularının toprak bütünlüğüne saygılı, uluslararası ve ikili anlaşmalardaki taahhütlerinin arkasında olduğunu belirten Bakan Akar, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ancak burada bize karşı bir tehdidin, tehlikenin oluşmasına, ilerleyen zamanlarda da bunun gelişmesine ve başımıza bela olmasına göz yummayacağımızı söylüyoruz. Komşumuz olan bu bölgede oldu bittiye göz yummayacağımızı, izin vermeyeceğimizi bütün dünyaya söyledik, söylemeye devam ediyoruz. Barışçıl yollarla, diyalogla problemlerin çözülmesini arzu etmekle birlikte gerektiğinde ‘ölürsem şehit kalırsam gazi’ anlayışı içinde milli planlarımızı da uygulayabileceğimizi bütün dünyaya bildirdik."

TERÖRLE MÜCADELE

Türk Silahlı Kuvvetlerinin tek hedefinin teröristler olduğunu vurgulayan Bakan Akar, şöyle konuştu:

"TSK’nın görevi 82 milyonun birlik, bütünlüğü, güvenliğini sağlamak, 780 bin kilometrekarelik vatanımızı, 462 bin kilometrekarelik mavi vatanımızı korumak, kollamaktır. Bazı alçaklar, hainler birtakım çarpıtmalarla, fitneyle milletin içine fesat sokmaya çalışıyor. Sakın ola bu konuda kimse hata yapmasın. Biz biriz, bütünüz, kardeşiz, 82 milyon Türkiye’yiz. Bizim tek hedefimiz teröristler."

Bakan Akar, terörle mücadele operasyonlarına ilişkin ise "Doğu’da, Güneydoğu’da, Irak’ın kuzeyinde artan tempoda devam ediyor, edecek. En son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar bu operasyonlar devam edecek. Terör örgütünün sözde liderleri, üsteki alçaklar anladı, kaçacak delik arıyorlar, aşağıdakilerin de bunu bir an önce anlayacağını umuyoruz."

Özel Kuvvetlerinin tarihte de önemli yeri olduğunu belirten Bakan Akar, mezun olan kursiyerlere seslenerek "Büyük bir tarihin varislerisiniz, omuzlarınızdaki yük çok ağır. Özel kuvvetçi olarak bu tarihi yükü taşıyacak, bununla ilgili külfeti yerine getirecek fakat bunun da onurunu yaşayacaksınız” diye konuştu.

Terörle mücadelede bordo berelilerin çok önemli görevler üstlendiğini ifade eden Bakan Akar, “Özel Kuvvetlerimizin bu mücadeledeki yeri çok önemli” dedi.

CUMHURBAŞKANIMIZ TELEFONLA ARADI

Törende, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan da telefonla Özel Kuvvetler Komutanlığı brövesi ile bordo bere takma hakkını kazanan Mehmetçik’e seslendi.

Erdoğan, yoğun eğitimin ardından mezun olan 413 personeli tebrik ederek, Özel Kuvvetler Komutanlığının büyük önemi olduğunu vurguladı. "Özel Kuvvetler birimimizin ne kadar büyük bir öneme haiz olduğunu ifade etmek istiyorum" diyen Erdoğan, bundan sonraki süreçte de Özel Kuvvetlerin yapacağı çalışmaların çok büyük öneme haiz olduğu ifade etti. Cumhurbaşkanımız Erdoğan, şunları söyledi:

“Yeni mezunlarımızı tebrik ediyor, başarılarının artarak devamını diliyorum. Kendileri ile birlikte ülkemizin geleceğine emin adımlarla yürüme noktasında gerek ulusal, gerek uluslararası bazda çok şeyler yapacağımıza inanıyorum. Allah yar ve yardımcıları olsun. Şunu bilmeleri lazım ki bu millet onlarla beraberdir ve devletimiz kendileriyle her zaman beraberdir. Biz kendilerinden güç alıyoruz onlardan bizden güç alacaklarına inanmalıdırlar.”

Sözlerini, mezuniyet töreninin hayırlı olması temennisini ileterek bitiren Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a, bordo bereliler de hep bir ağızdan “sağ ol” sözleriyle karşılık verdi.

413 KURSİYER BORDO BERE TAKMAYA HAK KAZANDI

Yoğun geçen 32 haftalık eğitimin ardından 413 kursiyer bordo bere takmaya hak kazandı. Fiziki ve psikolojik sınırların zorlandığı eğitimlerde her gün bir öncekinden daha zorlu geçti.

Kurs süresince her türlü zorlu arazi şartları ile olumsuz hava koşullarına göğüs geren kursiyerler, havada, karada ve denizde TSK'nın öncüleri olabilmeye hak kazanmak için çalıştı. Başlayanlardan ancak yarısının tamamlayabildiği kurs, dünyanın en saygın ve zorlu eğitimleri arasında yer alıyor.















 

Okunma Sayısı : 4096