Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, “Açık Deniz Karakol Gemisi Cam Roman'ın Romanya Deniz Kuvvetleri Komutanlığına Teslimi ve Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Platformlarının Hizmete Giriş ve Bayrak Çekimi Töreni”nde Konuştu
Tarih: 20.06.2026Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Tersanesi Komutanlığımızda gerçekleştirilen “Açık Deniz Karakol Gemisi Cam Roman'ın Romanya Deniz Kuvvetleri Komutanlığına Teslimi ve Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Platformlarının Hizmete Giriş ve Bayrak Çekimi Töreni”nde konuştu. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan şunları söyledi:
TÜRKİYE-ROMANYA DOSTLUĞUNUN YENİ BİR NİŞANESİ
Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kıymetli komutanları, savunma sanayi ve gemicilik sektörümüzün değerli temsilcileri, saygıdeğer misafirler; sizleri en kalbi duygularımla, saygıyla, muhabbetle selamlıyorum.
Öncelikle kendilerini ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduğum değerli dostum Nicuşor Dan’la Romanya heyetinin kıymetli üyelerine ülkemize hoş geldiniz, sefalar getirdiniz demek istiyorum.
Bugün dünyanın göz bebeği İstanbul'da denizciliğimizin, mühendisliğimizin ve Türkiye-Romanya dostluğunun yeni bir nişanesine tanıklık etmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Sayın Cumhurbaşkanının katılımıyla gerçekleştirdiğimiz törenimizde, tarihten süzülüp gelen Türkiye-Romanya dostluğunu bir adım daha öteye taşıyoruz. Cam Roman Korvetini, Romanya Deniz Kuvvetlerine teslim ederken Koçhisar Açık Deniz Karakol Gemimizi envantere katmanın gururunu taşıyoruz.
Aynı tezgâhtan çıkan, aynı mühendislik aklının ürünü olan bu iki kardeş geminin donanmalarımıza hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.
Her iki platformun ülkelerimize, Karadeniz'in güvenliğine, NATO ittifakına ve bölgemizin huzuruna büyük katkılar yapacağına inanıyorum.
SAHADA GÜÇLÜ OLMAYANIN MASADA YER BULAMADIĞI KAOTİK DÖNEMİN ORTASINDAYIZ
Konuşmamın hemen başında bir hususun altını önemle çizmek istiyorum. Sizlerin de takip ettiği üzere, dünyamız soğuk savaştan bu yana en köklü değişimlerden birini yaşıyor. Alışıla gelmiş kalıplar yıkılırken bizim zor oyunu bozar dediğimiz yeni bir güvenlik paradigması boy veriyor. Karşılaştığımız her kriz, ulusal güvenliğin başkalarına havale edilemeyecek kadar hayati bir mesele olduğunu bizlere tekrar hatırlatıyor. Sahada güçlü olmayanın masada kendine yer bulamadığı, hatta kendini menüde bulabildiği son derece kaotik bir dönemin tam ortasındayız.
Türkiye, bu yeni dönemin ruhunu çok erken fark eden ve en doğru biçimde okuyan ülkelerden biridir. Büyük ve güçlü Türkiye vizyonumuzun lokomotifini savunma sanayimiz oluşturuyordu. Savunma sanayinde tam bağımsız Türkiye hedefiyle çıktığımız yolda hamdolsun 23 yılda çok ciddi mesafe aldık.
Engellerle, kısıtlamalarla, gizli-açık ambargolarla karşılaşmamıza rağmen hedefimize ulaşmak için sabırla yürüdük. Kendimize inandık, savunma sektörümüze güvendik. Neticede 23 yıl önce hayal dahi edilemeyecek seviyelere ulaştık.
Savunma ihracatında dünyanın 11’inci büyük ülkesi konumundayız. Geçen ay 996 milyon dolar değerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ederek tarihi bir başarıya imza attık. 23 sene evvel yılda 248 milyon dolar ihracatımız varken bugün bu rakamı sadece bir hafta içinde gerçekleştiriyoruz.
Askerî gemi inşa sanayimiz 103 yıllık Cumhuriyet tarihimizin en yoğun ve en verimli günlerini yaşıyor. Bugüne kadar farklı coğrafyalara 140'ı aşkın deniz platformu ihraç ettik. En küçük bottan SİHA gemimiz TCG Anadolu'ya, muhriplerden denizaltılara, millî uçak gemimiz MUGEM'e, bütün su üstü ve su altı platformlarımızı millî imkân ve kabiliyetlerimizle inşa edebiliyoruz.
Aynı anda en fazla savaş gemisi yapabilen ülkelerden biriyiz. Hâlihazırda 15'ten fazlası dost ve müttefik ülkelere ihraç edilmek üzere 50'nin üzerinde savaş gemisini imal ediyoruz. Millî uçak gemisinden hava savunma muhribine, firkateynlerden açık deniz karakol gemilerine, çıkarma gemilerinden denizaltılara kadar farklı tür ve sınıflardaki platformları yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranı ile üretiyoruz. Aynı zamanda farklı ihtiyaçlara cevap veren insansız deniz araçlarımızın araştırma, tasarım ve üretim faaliyetlerini sürdürüyoruz. Yürüttüğümüz projelerin toplam bedeli 25 milyar avro seviyesine ulaştı.
DONANMAMIZ ARTIK KÜRESEL GÜÇ AKTARIM YETENEĞİNE KAVUŞTU
Şurası da ülkemiz açısından gurur vericidir: TCG Anadolu'dan önce bölgesel güç aktarım kabiliyetine sahip olan donanmamız, artık küresel güç aktarım yeteneğine kavuşmuştur. Bu kabiliyeti şimdi daha perçinliyoruz. MUGEM projemizle kendi uçak gemisini tasarlayıp üretebilen dünyadaki yedinci ülke konumuna yükseliyoruz.
Tüm bu platformların kritik alt sistemleri, radarları, sonarları, savaş yönetim sistemleri yazılımları Türk mühendisleri tarafından hayata geçiriliyor. Gemilerimiz muadillerinden daha üstün niteliklerde milli mühimmatlarımız ve silah sistemlerimizle donatılıyor. Hamdolsun, her alanda kendimizle yarışıyor, kendi belirlediğimiz eşikleri aşmaya çalışıyoruz.
Kıymetli dostlar; dünyanın içinde bulunduğu sancılı güvenlik ortamı, dost ve müttefiklerin iş birliklerini artırmalarını elzem kılmaktadır. Bu anlayışla, savunma sanayinde sahip olduğumuz imkan ve kabiliyetleri dost ülkelerimizle paylaşmayı kendimiz için görebiliyoruz. Romanya'nın bizim için özel önemi olduğunu vurgulamak isterim. Türkiye ile Romanya'nın müttefiklik ruhuyla olgunlaştırdığı köklü ilişkiler tarihî zirvesini yaşamaktadır.
Biliyorsunuz münasebetlerimizi 2011 yılında stratejik ortaklık seviyesine yükselttik. 2024 senesinde tesis ettiğimiz Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi ile ilişkilerimize kurumsal bir boyut kazandırdık. Bugün burada icra ettiğimiz tören işte bu stratejik ortaklığımızın denizlerde vücut bulmuş halidir.
TÜRKİYE İLK KEZ BİR NATO VE AB ÜYESİ ÜLKEYE SAVAŞ GEMİSİ İHRAÇ ETTİ
Cam Roman Korveti, iki müttefik ülkenin Karadeniz ve bölgemizin güvenliğini birlikte inşa etme iradesinin en somut göstergesidir. Karadeniz'in güvenliği, aynı zamanda Avrupa Atlantik güvenlik mimarisinin ayrılmaz bir parçasıdır.
Türkiye, Romanya ve Bulgaristan arasında deniz mayınlarıyla mücadele başta olmak üzere pek çok alanda gelişen iş birliğini bu bakımdan kıymetli buluyoruz. Önümüzdeki dönemde bu iş birliğinin daha da artmasını temenni ediyoruz.
Bir başka önemli husus şudur: Bugün teslim ettiğimiz ve envantere kattığımız gemilerimizde kullanılan savaş yönetim sistemi, arama ve atış kontrol radarları, sonar sistemleri, yakın savunma silahları tamamen yerli ve millî şirketlerimize aittir.
ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN, Makine Kimya ve TÜBİTAK öncülüğünde kurulan güçlü savunma altyapımız bu sistemlerin üretim ve teslimatlarının kısa sürede gerçekleşmesini sağlamıştır.
Romanya ile imzaladığımız satış anlaşmasıyla, Türkiye tarihinde ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç etmiştir. Geminin test, eğitim ve harekât hazırlık süreçlerinde sergilediği başarı, Türk deniz platformlarının kalitesini bir kez daha bütün dünyaya kanıtlamıştır.
BİZ KİMSEYLE ÇATIŞMA PEŞİNDE DEĞİLİZ
Kahraman Deniz Kuvvetlerimizin gücüne güç katacak TCG Koçhisar'ı da bugün hizmete alıyoruz. Açık Deniz Karakol Gemisi projemiz kapsamında inşa ettiğimiz bu platform, istihbarat, gözetleme ve keşiften arama-kurtarmaya, deniz haydutluğuyla mücadeleden deniz denetim ve savaş dışı harekâtlara kadar pek çok görevi inşallah başarıyla yerine getirecektir.
Türkiye'nin gayesi, bölgemizde gerilim üretmek değil, barışı, adaleti, huzuru ve istikrarı güçlendirmektir. Biz kimseyle kriz, kaos, kavga ve çatışma peşinde değiliz, aksine karşılıklı saygıya dayalı güçlü bir iş birliğinden yanayız. Bizim kimsenin toprağında, egemenliğinde gözümüz yoktur ve olmamıştır. Bizim kimsenin meşru hak ve çıkarlarında gözümüz yoktur ve olmamıştır.
Bununla birlikte, hiç kimsenin de egemenliğimize kastetmesine, ülkemize tehdit oluşturmasına, menfaatlerine zarar vermesine müsaade etmeyiz. İlkemiz çok net, biz ne hak yeriz, ne de hakkımızı yediririz. Dost ve müttefiklerimizin güvenlik ihtiyaçlarına kendi millî kabiliyetlerimizle katkı sunmayı da bu anlayışın tabii bir gereği olarak görüyoruz.
Bugün bu rıhtımda denize uğurladığımız her iki gemi de dile getirdiğim bu vizyonun, bu inancın, bu kararlılığın tecessüm etmiş hâlidir.
Bu düşüncelerle, Millî Savunma Bakanlığımızı, Savunma Sanayi Başkanlığımızı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızı, İstanbul Tersanesi Komutanlığımızı, ASFAT'ı ve projede görev alan tüm firmalarımızı, kıymetli mühendislerimizi, teknisyenlerimizi ve işçilerimizi gönülden tebrik ediyorum.
Romanyalı dostlarımıza Cam Roman Korvetinin hayırlı olmasını diliyor, TCG Koçhisar'ımızın da Mavi Vatan'da şanlı bayrağımızı gururla dalgalandıracağına yürekten inanıyorum.
Rabbim denizcilerimizin pruvasını neta, bahtını açık eylesin diyorum.
Sağ olun, var olun, kalın sağlıcakla.