Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, “Ateş Serbest-2026 Faaliyeti”nin Seçkin Gözlemci Günü’ne Katıldı
Tarih: 13.10.2026Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ateş gücünün sergilendiği “Ateş Serbest-2026 Faaliyeti”nin Seçkin Gözlemci Günü’ne katıldı.
Polatlı’daki General Nahit Şenoğul Atış ve Tatbikat Bölgesinde gerçekleştirilen faaliyette Bakan Yaşar Güler’in yanı sıra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Azerbaycan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kerim Veliyev, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Rafet Dalkıran, Katar Kara Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Jassim Bin Ali Al Attiyah ve Bakan Yardımcısı Bilal Durdalı da yer aldı.
Tatbikatta, Türk Silahlı Kuvvetlerimize ait kara ve hava unsurları, belirlenen hedefleri tam isabetle vurarak, şanlı ordumuzun ateş gücünü bir kez daha ortaya koydu.
Faaliyette bir konuşma yapan Bakan Yaşar Güler şunları söyledi:
ASIL ÖNEMLİ OLAN PERSONELİMİZİN BU SİSTEMLERİ ETKİN VE KOORDİNELİ ŞEKİLDE KULLANABİLME YETENEĞİDİR
Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ateş gücünü harekât kabiliyetini ve yüksek teknolojiyle donatılmış imkânlarını sahada müşahede ettiğimiz, Ateş Serbest-2026 Faaliyeti’nin Seçkin Gözlemci Günü vesilesiyle tarihî önemi yüksek bu bölgede sizlerle bir arada bulunmaktan büyük bir gurur duyuyorum.
Bugün aynı zamanda Ankara’mızın başkent ilan edilişinin 103’üncü yıl dönümünü idrak ediyoruz. Bu vesileyle Cumhuriyetimizin kalbi ve Millî Mücadele’mizin merkezi olan Ankara’mızın başkent oluşunu en içten dileklerimle kutluyorum.
Bundan bir asır önce Polatlı ve çevresi dâhil ülkemizin her bir köşesinde aziz vatanımızın bağımsızlığı için mücadele eden atalarımızın yüksek kararlılığı bugün Türk Silahlı Kuvvetlerimizin en büyük güç kaynaklarından biri olmaya devam etmekte ordumuzun her alandaki başarılarına ilham vermektedir.
İcra edilen bu önemli tatbikatımız da şanlı ordumuzun yüksek ateş gücünü, personelimizin nitelikli eğitim seviyesini ve modern silah sistemlerimizin etkinliğini bir kez daha ortaya koymuştur.
Bu başarı, iyi yetişmiş personelimizin, titiz planlama ve eğitimlerimizin, savunma sanayimizin geliştirdiği modern sistemlerin ve askerî gücümüzü kararlılıkla kullanma irademizin en güçlü yansımalarından biridir. Ateş Serbest Faaliyeti’ni değerli kılan temel hususlardan biri de işte bu bütünlüğü aynı sahada ortaya koyabilmemizdir.
Bu yılki faaliyetimizde bir kısmı ilk defa olmak üzere çok sayıda farklı cins ve çapta silah ve sistemlerin kullanılması, ulaştığımız üstün seviyeyi ve gelişen harekât kabiliyetlerimizi göstermesi bakımından ayrıca önem taşımaktadır. Bunun yanında, araç silah ve sistemlerimizin yer aldığı sergi alanı da Türk Silahlı Kuvvetlerimizin geniş ve gelişmiş kabiliyet yelpazesini gözler önüne sermektedir.
Ancak burada asıl önemli olan personelimizin bu sistemleri etkin ve koordineli bir şekilde kullanabilme yeteneğidir. Zira askerî alanda gerçek üstünlük; doğru sistemi doğru zamanda, iyi yetişmiş ve disiplinli personelle uygun yöntemlerle ve yüksek bir maharetle kullanabilmekten geçmektedir. Bu tatbikatta gerçekleştirdiğimiz atışlar da ordumuzun bu konudaki yüksek kapasitesini ve gücünü bir bütün hâlinde ortaya koymuştur.
ATEŞ SERBEST FAALİYETİ ÖNEMLİ BİR İMKÂN SUNUYOR
Sizlerin de yakından takip ettiği üzere günümüz güvenlik ortamında tehditlerin niteliği hızla değişmektedir.
Artık muharebe sahasında, istihbarat ve hedef tespitinden komuta kontrol ve karar alma süreçlerine, elektronik harp ve insansız sistemlerden hassas ateş desteğine kadar tüm unsurların birbiriyle uyum içerisinde ve süratle hareket etmesi, harekât başarısında belirleyici hâle gelmiştir.
Bu bakımdan Ateş Serbest Faaliyetimiz, farklı kuvvet ve unsurlarımızın müşterek harekât anlayışı içerisinde görev yapması, silah sistemlerimizin etkinliğinin sınanması ve birlikte çalışabilirliğimizin geliştirilmesi açısından önemli bir imkân sunmaktadır. Elbette burada ortaya konulan başarı, titiz bir planlamanın, gerçekçi eğitimlerin, teknik hazırlıkların, bakım ve lojistik desteğin, hepsinden önemlisi de personelimizin fedakâr ve özverili çalışmalarının eseridir.
Bu önemli faaliyetin aynı zamanda şanlı ordumuzun geleceği olacak değerli Harbiyelilerimiz için de kıymetli bir tecrübe teşkil ettiğine inanıyorum.
Sizler tatbikatın hazırlık ve icra sürecinde silah ve sistemlerin intikalinden konuşlandırılmasına bakım ve lojistik faaliyetlerinden atışların gerçekleştirilmesine kadar üstlendiğiniz her görevi büyük bir dikkat, disiplin ve sorumluluk bilinciyle yerine getirdiniz.
Üstün gayretlerinizden dolayı her birinizi canıgönülden kutluyor, gözlerinizden öpüyorum. Unutmayınız ki başarı tesadüflerin değil, disiplinli çalışmanın sürekli eğitimin ve kararlılığın eseridir. Askerlik mesleğinde de bilgi, tecrübe ve mesleki yetkinliği sürekli eğitimle, yoğun çalışmayla ve farklı şartlarda kazanılan deneyimlerle mütemadiyen geliştirilmesi esastır.
Bu nedenle her eğitim ve tatbikat verilen görevlerin tamamlanmasının ötesinde eksikliklerin görüldüğü, tecrübelerin paylaşıldığı ve bir sonraki görev için daha yüksek hedeflerin belirlendiği önemli bir gelişim fırsatıdır.
Şu hususu da unutmayınız ki bu faaliyetlerde çektiğiniz meşakkat, gösterdiğiniz özen ve üstlendiğiniz sorumluluklar bugün olduğu kadar gelecekte de daha güçlü ve her türlü göreve hazırlıklı bir Türk Silahlı Kuvvetlerinin temelini oluşturmaktadır. Bu çerçevede sizlerden beklentimiz sahip olduğunuz bilgi ve tecrübeyle yetinmeden kendinizi daima geliştirmeniz, değişen şartlara süratle uyum sağlamanız ve görevlerinizi her zaman en iyi şekilde yapmak için azim ve şevkle çalışmanızdır.
Zira güçlü orduların en büyük dayanağı yüksek görev bilincine sahip, karşılaştığı güçlükler karşısında yılmayan ve kendisine verilen her vazifeyi başarıyla yerine getirmeyi ilke edinen nitelikli personelidir. Şu ana kadar ortaya koyduğunuz gayretlerin ve elde ettiğiniz başarıların bundan sonraki eğitim ve tatbikat faaliyetlerimizde de artarak devam edeceğine yürekten inanıyorum.
GERÇEK CAYDIRICILIK BU GÜCÜN HER ŞARTTA ETKİNLİĞİNİ KORUYABİLMESİYLE MÜMKÜNDÜR
Siz kahraman personelimizin bilgi ve tecrübesini tamamlayan en önemli unsurlardan biri de savunma sanayimizin ordumuza kazandırdığı modern imkân ve kabiliyetlerdir.
Nitekim Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde savunma sanayimizde gerçekleştirdiğimiz atılımlar envanterimizin çağın gereklerine uygun şekilde modernize edilmesini, kritik teknolojilerde yetkinliğimizin artırılmasını ve ihtiyaçlarımızın millî imkânlarla karşılanmasını sağlamıştır.
Bu gelişimde şu anda burada temsilcileri bulunan savunma sanayisi firmalarımızın, Türk mühendislerimizin, teknisyenlerimizin ve bu alanda çalışan tüm kardeşlerimizin sonsuz emekleri bulunmaktadır.
Esasen savunma sanayimizde ulaştığımız bu mümtaz seviye askerî gücümüzün her türlü şartta göreve hazır tutulması, ihtiyaç duyulduğunda süratle kullanılabilmesi ve uzun süre sürdürülebilmesi bakımından kritik önem taşımaktadır. Zira gerçek caydırıcılık yalnızca sahip olunan güçle değil, bu gücün her şartta etkinliğini koruyabilmesiyle mümkündür.
Bu anlayışla Türk Silahlı Kuvvetlerimizin gücünü daha da artırmak için başta Savunma Sanayii Başkanlığımız olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlarımızla koordineli olarak çalışmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Elbette ordumuzun ulaştığı bu güçlü seviyenin temelinde başta aziz şehitlerimiz ve cesaret timsali gazilerimiz olmak üzere vatanımız uğruna fedakârlık gösteren tüm personelimizin büyük emekleri ve kahramanlıkları bulunmaktadır.
Bu vesileyle bugün aramızda bulunan kahraman gazilerimize şehitlerimizin kıymetli ailelerine ve gazi ailelerimize en içten şükranlarımı sunuyorum.
BİZİM İÇİN ASKERÎ GÜCÜN NİHAİ AMACI GÜVENLİK, BARIŞ VE İSTİKRARIN TESİSİNE KATKI SAĞLAMAKTIR
Sahip olduğumuz askerî güç ve caydırıcılık yalnızca millî güvenliğimiz açısından değil, bölgemizde ve ötesinde barışın korunması bakımından da ciddi bir sorumluluğu beraberinde getirmektedir.
Bizim için askerî gücün nihai amacı ülkemizin hak ve menfaatlerini korumak bölgemizde ve ötesinde güvenlik, barış ve istikrarın tesisine katkı sağlamaktır.
Atalarımızın “İstersen sulh u salâh hazır ol cenge” sözünde veciz şekilde ifade ettiği gibi barışı korumanın en önemli şartlarından biri güçlü bir savunma ve caydırıcılık kabiliyetine sahip olmaktır. Bu doğrultuda ülkemiz Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sahip olduğu askerî imkânları etkin diplomasiyle birleştirerek uluslararası meselelerin çözümünde aktif sorumluluk üstlenmektedir.
Rusya-Ukrayna Savaşı’ndan Orta Doğu’daki gelişmelere kadar geniş bir coğrafyada çatışmaların sona erdirilmesi, barışın tesisi ve kalıcı istikrarın sağlanması için çok yönlü girişimlerimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu süreçte Türkiye’nin uluslararası müzakere masalarındaki etkinliğini; sahadaki askerî kabiliyetlerimiz, savunma sanayimizin gücü ve müttefiklerimizle geliştirdiğimiz ilişkilerle desteklemeye büyük önem veriyoruz.
Bu yöndeki çabalarımızın somut örneklerinden biri de dost ve kardeş ülkeler Pakistan ve Suudi Arabistan ile imzaladığımız Mekke Anlaşması’dır. Söz konusu anlaşmanın kurumsal bir yapıya kavuşturulması ve gerekliliklerine yönelik ortaklarımızla birlikte attığımız kararlı adımlar, bölgesel güvenliğe verdiğimiz önemin açık bir göstergesidir.
Türkiye şanlı tarihinden aldığı sorumlulukla kendi güvenliğini sağlarken dost ve müttefiklerinin güvenliğine de katkı sunmayı sürdürecektir. Bunun için Türk Silahlı Kuvvetlerimizin imkân ve kabiliyetlerini sürekli geliştirmeye eğitim seviyemizi, teknolojik kapasitemizi ve harekât etkinliğimizi daha ileri noktalara taşımaya devam edeceğiz.
Bu düşüncelerle sözlerime son verirken Mete Han’dan Sultan Alparslan’a Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve bugüne kadarki tüm devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygıyla anıyorum.
Aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyor, kahraman gazilerimiz ile kıymetli şehit ve gazi ailelerimize saygı ve şükranlarımı sunuyorum.
Ateş Serbest-2026 Faaliyeti’nde görev alan siz kahraman silah ve mesai arkadaşlarımı bir kez daha yürekten kutluyor, katılım sağlayan kıymetli misafirlerimize de çok teşekkür ediyorum. Kalın sağlıcakla…